|
PKK ilk yapılanma için neyi kullandı? |
|
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
03 12 2007 |
|
PKK’NIN FOYASI ÇIKTI
Birkaç gün önce Güneydoğu’nun PKK yapılanması kuvvetli şehirlerinden birinde yaşayan önemli bir kişiyi dinledim.
Anlattıkları hayatını Batı’da sürdüren biri için gerçekten hayret vericiydi. Türkiye’nin doğusundaki problemi çözen şifreleri koydu ortaya. Çözecek demiyorum çünkü oradaki problem çözülmüş şu anda da uygulama safhasında. En önemli bölüm de pkk ile ilgili olanlardı. Pkk’nın bölgede niçin yıllarca kolaylıkla taban bulabildiğini daha iyi anladım. Öyle ki “bizim bulunduğumuz ilde namaz kılmayanın hocalar nikahını kıymaz” dedi. Nasıl oluyordu da vakit namazlarında bile camilerin Cuma namazı gibi dolduğu bir şehirde pkk bu kadar rahat hareket edebiliyor, sempati kazanabiliyordu ? Dinlediğim kişi anlattıkça puzzle tamamlanıyordu. Sondan başlayalım; Orhan Doğan’ın cenazesine katılanların, onun arkasından “İslam’a büyük hizmetleri oldu” diye bahsettiğini ve buna inandıklarını söylesem şaşırırsınız değil mi ? Ama bu gerçek. Gelelim başa. Pkk o bölgede ilk yapılanmasını oluştururken dindar bir kisve altında yörenin dini konularda öne çıkan isimlerini toplamış. İslamiyete hizmet için kurulmuş bir yapılanma oldukları konusunda önce onların güvenini kazanmış. Belli programlar düzenlemiş, bölgenin molla tabir edilen dini yönü kuvvetli kişilerini kamplarda eğitmiş. Ve kısa zamanda bölge halkı üzerinde dinin ve İslam’ın yegane savunucusu olduğu izlenimini uyandırmış. Pkk, bahsettiğim şehre halkın hassas olduğu yerden girmiş. Halk namazını aksatmıyorsa pkk’lılar da namaz kılmış. Camilerde hep pkk’nın önde gelenleri ön saflarda yer almış. Bir süre sonra halkın büyük güvenini kazanmışlar. Bu böyle devam etmiş yıllarca. Türkçe’yi bilmeyen yaşlı halk üzerinde çok etkili olmuşlar. Ama yavaş yavaş çocuklar büyümeye Türkçe öğrenmeye, akılları ermeye, televizyon ve gazeteler vasıtasıyla dünyayı ve Türkiye’yi tanımaya başlayınca soru işaretleri takılmış kafalarına. Sorgulamaya başlamışlar. Ve bir gün o bölgelere rol yapmayan, insanları kandırmayan, İslam’ı dosdoğru yaşayan, ayırımcılık bilmeyen, ülkesinin bütünlüğünü insanların kucaklaşmasında gören sevdalı insanlar gelmeye başlayınca dengeler de değişmeye başlamış. İnsanlar önceleri kabul etmek istememişler fakat aradan geçen birkaç yılda kimin samimi kimin takiyyeci olduğu netleşmeye başlamış. Doğu ve Güneydoğu’da eski gücünü ve tabanını kaybeden terör örgütü, şu anda yeni takiyyelerle kendini kurtarmaya çalışıyor. Çünkü bir zamanlar kullandıkları din, şimdi karşılarında onu dosdoğru yaşayan ve temsil eden insanların varlığıyla önemli bir tehdit olarak duruyor. Üstelik bölge halkı memleket için dertlenen insanların açtığı eğitim yuvalarını o bölgenin kurtarıcısı olarak görüyor. Bölge halkı artık DTP ve terör örgütüyle birlikte anılmak istemiyor. Halkta beklediği ilgiyi bulamayanlar da yüzlerini başka yönlere çevirmeye başladı. DTP’lilerin son günlerde laiklik kelimesini fazlaca kullanması dikkat çekiyor. Bölgedeki hakimiyetini kaybeden örgüt şimdi farklı çıkış yolları arıyor. Bölge insanı ise şehirlerine gelen Anadolu’nun yiğit insanlarıyla aralarında kurulan sevgi köprülerinin daha da güçlenmesini istiyor.
|
|
Son Güncelleme ( 04 12 2007 )
|