|

GÖNÜLDEN GÖNÜLE BIR PENCERE VARDIR
Gerçekten de, gönülden gönüle pencere vardır. İki insan birbirine gönülden bağlanınca, artık onlar, birbirinden ayrı değillerdir. Bedenleri birbirinden uzak düşse de gönülleri beraberdir. İki kandilin kapları birbirinden ayrıdır. Bitişik değillerdir. Fakat nurları birbirine karışmışdır, birleşmiştir. Hiçbir âşik yoktur ki, sevgilisi onu aramadıkça, o sevgilisi ile buluşmayı dilesin. Fakat aşk, âşıkların bedenlerini zayıflatır, eritir. Sevgilileri ise daha da güzelleştirir, geliştirir. Su gönülde, sevgi şimşeği parlayınca, bilmiş ol ki, o gönülde sevgi vardır. Kurnazın biri Hz. Ali’ye “Seni çok severim” demiş. Hz. Ali de o kişiye; “Yalan söylüyorsun. Çünkü ben seni sevmiyorum, senin de beni sevmedigine kalbim tanıklık ediyor. ” Cevabini vermiş. Evet sevgiyi kalp doğrulamalıdır. Siz gerçekten birini seviyorsanız, muhakkak o da sizi sevmektedir. Kalbinizde birine karşı sevgi yoksa, onun sevgi iddiasına inanmayınız, çünkü yalandır. Senin gönlünde de ALLAH sevgisi iki kat oldu arttı ise, Süphe yok ki ALLAH da seni seviyor demektir. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde; “Kul ALLAH’ını ne kadar severse, ALLAH da onu o kadar sever.” Buyurmuşlardır. İki el olmadıkça, bir elle el çırpılmaz, bir elden ses çıkmaz. Susuz bir kimse; “Ey tatlı su, nerdesin?” diye inler, feryâd eder. Su da; “ Ey susamış olan, ey su isteyen kişi, neredesin?” diye inler, aılar durur. İçimize düsen bu susuzluk, suyun bizi istemesinden, bizi kendisine çekmesindendir. Çünkü ALLAH bizi onun için, onu da bizim için yaratmıştır. ALLAH’ın hikmeti, kaza ve kaderiyle bizi birbirimize âşık kılmıştır. Biz suyu sevmekteyiz, su da bizi sevmektedir.
Cihanın bütün zerreleri, o ezelî hüküm dolayısıyla çift çifttir. Her çift de birbirine âsıktır. “Cihanın her cüz’ü, her sey âsıktır. Her sey sevgili ile buluşmak için çırpınır durur. Her şey buluşma sarhoşudur.” Kehrbarin saman çöpünü dilemesi, çekmesi gibi, âlemde her cüz de kendi çiftini esini dilemektedir. Kâinatta mevcut bütün varlıkların -cansız sandıklarımız, bitkiler, hayvanlar ve insanlar- birbirini sevmesini su kutsî hadisle açıklamışlardır: “Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim. Böylece beni bilsinler ve sevsinler diye varlıkları yarattım.” Her şeyde O’nun tecellisi bulunduğundan bütün sevgililer O’na aittir. “Kendi hüsnün hûblar seklinde peydâ eyledin,Çesm-i âşıktan dönüp sonra temâsâ eyledin.”
(ALLAH’ım kendi güzelligini, güzel çehrelere düşürdün. Sonra âşıkının gözünden kendi güzelliğini seyrediyorsun.”
Gökyüzü, yeryüzüne “Merhaba!” der. “Seninle ben kehribarla saman çöpü gibiyiz. Birbirimizi sevmekteyiz.” Diye söylenir.Akla göre; gökyüzü erkektir, yeryüzü ise kadın. Gökyüzünün attığını, verdiğini yeryüzü besler, yetiştirir... mevlana //Mesnevi // 4391- 4395-4400- Öyleki zahiren bir kula sevdalandığında ondan Uzaklarda olsan dahi haberini alamasan bile bilinirki oda seni düşler gönülden seversen yürekten düşler seni yürekten... Hak sevgiside böyle işte seversen Rabbini aşık olursan hakkıyla oda seninledir ve seni sevendir şüphe yoook... "Yarimden ayrı gezen beden oldu yürek değil..!!" ne güzel bir söz değilmi?.
|