|
BİRDEN DUYGULAR AĞLAR Gecenin örtüsünü bütünüyle örttüğü an,yıldızların altında başlar hüzüngah vakti..ve karanlığın ayyuka çıkışıyla ötelerden gelen soğuk rüzgar sesleri vurur,titreyen umutlara kamçısını..Sessizce ağlar insanlar şimdi,sessizce ağlar duygular..
Bedenler buruk bir tesellinin geçici rahatlığı ile tebessüme zorlarken kendini,en ufak bir kıpırtının sesiyle başlar sanki ağıtlar..Adı yaşanmamış gözyaşlarına salıvermek hayatı! Ve gizlenilen çırpınışların hafakanlı bağrında başlar kimi zaman sabahlar.. Her anın ölü bir sessizlikle buluşup vehimlere sayfa açtığı dizelerde soluk ve tükenmiş kalemle yazmak hayatı..Sendeleyen düşünceler eşliginde manadan kaçarak saklı sancılardan dogan mübhem ızdıraplarla yaşamak,kayboluşun adı.. Ve bilmek,bulmak hayatı! Sefil emirlerin izniyle akan buram buram sıkıntı terleridir arkada boynu bükük ağlayan.Geçen her saniyenin omuzlara bindirdiği ağır soruların altında inleyen düşüncelerin kaçtığı noktadadır mutluluğun bittiği yer.. Ve Yaratan! Rejisörlüğünü aklın yerine nefsin yaptığı ve damarlarda gezinen kana iblisin sahip çıktığı bedenden gelir,gece vakti hıçkırıklar.. Gülüşlerin altında yatan gözyaşları simaya aksetmezken,ruhta kopardığı garabet fırtınalarının azabıyla acıların kollarında yatmak!Ömrümüz,manevi duygulardan yoksun bakarken aynalardan bize,gözbebeğimizde sakladığımız umutsuzluk ve korku izleri,duymaktan uzak,bitab,hasta bedenimiz... Düşüncenin hangi buyruğuyla ikram yaptık hayata?..Nefsin örtbas ettigi acı yaralar,fani duygularla meta zevkleride labirentte ararcasına çıkmaza sokarken benliğimizi,neyi alabildik hayattan? Soru galeyanlarının cevapsız muhatabı oluyoruz,gece kapayınca gözlerimizi..ve işte çaresizliğin dolu dolu gezindiği an başlıyor odamızda.. Şimdi sessizce ağlar insanlar,sessizce ağlar duygular.. Akıl ve baliğ nimetlerinin nefsin elinde yıpranmasına müsamaha gösterecek kadar mecalsiz ve dermansız yürürken köhne sokaklarda,her fısıltının kuşkulu bakışlarıyla ne kadar pörsüyecek,gelecek yıllar? Umutsuzluğun refakatıyla yürüdüğümüz yollarda,sadece gözyaşlarımızmı paylaşacak hayatı bizimle? Mutluluk diye sarılan metanın hiçde samimi olmayan kolları,düşleri buz kesmekten öteye gidemezken,herşeyde geçici lezzetin mutlu edemeyen yaklaşımıyla,müebbed hüsrana,kader ismini mi koymak düşüyor sadece bize? ...aranan özlemlerin sonunda varılır esas menzile! Kimilerinin bir seher vakti,ilahi telvinlerle değişiverir mazideki soluk benizleri!.. Şimdi,gafletin hidayet ateşinde yandığı an başlar..Manevi rüzgarların eline bıraktığımızda saçlarımızı,samimi ve içten ilk defa gözyaşlarımız süzülür yanaklarımızdan ellerimize.. VE SECDEYE EĞİLEN BAŞLARA TAKILIR,BÜYÜK TAÇLAR... Bir yanım tevazuda,Bir yanım dimdik ayakta, Misal Lâmelif…Elifi çözdüm, Lâmı düğümledim Kendi”me bir Mim koydum“Kendim” oldum Dönüp dolaşıp sonunda bir noktada son buldum! gulvuslat
|