|
Sosyal ilişkilerimiz Ben bu yazımda farklı bir yaklaşımla,farklı bir pencereden bakmak istiyorum.İnsan önce “Ben kimim?”, “Nereden geliyorum?”, “Bu dünyaya niçin geldim?, “Nereye gidiyorum?” sorularının cevaplarını kendi kendine önce düşünmeli! Bu soruların cevaplarını akıl ve kalbini tatmin edecek şekilde verebiliyorsa ne âlâ.Bir yılın sonunda kendi nefsinin muhasebesini yapmalı.Kârda mı, zararda mı olduğunu bir hesaplamalı bence.Eğer bir yılı kârlı geçmişse alkışlamalı kendisini,tebrik etmeli,ama gururlanmamalı.Gelecek yılın daha verimli , yaratılış gayesine uygun geçmesi için planlar yapmalı.Bunu yapabilmek için de nefis muhasebesini iyi yapmalı. Nefis muhasebesi nedir?Nasıl yapılır?Nefsimizi dizgin altına alabilmek için neler yapmalıyız?
İyi olmanızı istiyorsanız evvelâ kötülüğünüze inanınız; kusurlardan kurtulmak istiyorsanız, evvelâ kendi kusurunuzu görüp, kendinizi kusursuz zannederken, kusurlu olduğunuzu müşahede ediniz. Bahtlı ve talihli kimse, başkasına va'z edilirken ibret alandır. Kusurlu, hatalı bir arkadaşımızın yanlışlarını yumuşaklıkla, hürmet ve tevazu ile yalnız ona söyleyiniz. Kabullenmezse dahi, ikinci bir kimseye onun hakkında gıybet etmeyiniz. Birisinin kusurunu, kusur düzelteceğim diye etrafa yaymak, şahsî kin, garaz, nefsin karışması gibi hallerin zorlamasının neticesidir. Veyahut fayda veriyorum zannıyle zararların üremesine sebeb olan bir safdillik ve bilememezliktir. Başkalara yaymak değil, dâima ve dâima ona söylemektir. Söylerken de: "Acaba, hakikaten ve bizzat nefsül emirde hata mıdır? Yoksa benim fikrime, görüşüme göre mi hatalıdır?.." diye insan kendini murakebe etmelidir. Hiddetle, heyecanla konuşmanıza asla itimad etmeyiniz. Zira nefis ve şahsî hissiyat karışır. Yapacağım derken parçalarsınız. Hem de kendinizi parçalamış olursunuz. Dışarıdan tenkit kolaydır. Aynı işin içine girdikten sonra, tenkidin zulümkarlığını anlamak, o kimse için ne acı, ne felâketli, ne hasaretli ve ne derece manevî mes'uliyetlere duçar edicidir. Başkalarını ıslah için evvelâ kendimizi ıslah etmek icap eder. Dedikodu ile, arkadan çekiştirmekle mes'ele halletmeye çalışmak, ya safdillik, ya şuur altı veya şuur üstü garaz ve muhalefet nişanıdır. Veya canı incitilmişin intikam kokusudur. Arkadaş! Gül padişahının yanında silâha davranmış diken var. Dikensiz gül, kusursuz arkadaş arayan kusurundan habersiz kimse, arkadaş bulamaz… İnsan iyi işli olmalı. Kendisini daima kusurlu görmeli. Nefsinden gelen sözün samimiyet olduğuna inat edenden korkulur. Bunlardan kendinizi koruyunuz, Kendiniz, aynı bilmemezlige düşmemek için düşününüz. Nefsin desiselerini beyan eden eserleri sırf kendinize hitap ederek okuyunuz.İşin içine çok acı söz girdimi, onun tadı tuzu kalmaz. Herkes kendi fikrini çok beğenip, arkadaşını daima isabetsiz görmesi kıyamet alâmetidir. Nefsin desiselerini açıklayan eserleri sık sık kendinize hitab ederek okumak bu hastalığın yegâne deva ve dermanıdır. Herkesin bir kusurunu bulup, kendi kusurlarını görmeyerek dostlarını törk eden, terk edilir. Çok tenkitçilerin, gıybetçilerin, herkesin kusurlu işlerini sayanların meclislerine yanaşma. Bu kötü ahlâk sana da bulaşır. Hem çabuk bulaşır. Zira bu fena huyun muharriki nefistir. Nefsânî şeyler nefisleri kolayca harekete geçirir. Din kardeşlerinin ayıplarını, kusur ve hatalarını sayıp dökmekte bakıyorum ki çok mahirsin.Acaba bir o kadar veya onun yarısı kadarı olsun kendi ayıplarını, kendi kusur ve yanlışlarını, isabetsiz hareketlerini, seni dinleyenlere aynı iştiha, aynı maharetle sayıp döktün mü?.. Korkarım ki, zulümkâr olmuş olmayasın. Güzel huyları anlatanı dinle. Güzel huylu ol. Nefsini zemmeden, kusurlarını İtiraf eden din ve dâva arkadaşlarını metheden ahlâk-ı âliye erbabı ile sohbet et. Ahlâk-ı âliye ile yükselmek aşkına düşersin. "Tahallakû bi ahlâkillah" emr-i cemiline inkıyat şerefiyle şereflenirsin. Herkes yükü kendi gücü kadar çekebilir. Öyle ise sen kendi gücünün başardığı şeyleri başkalarında görmezsen, kendini mihenk yapıp onları tenkit etmemelisin. Kendinde bir üstünlük vehmedip gurura düşmemelisin. Onlar kabiliyetlerine göre ne kadar hizmet görseler indi İlâhîde ihlâsa binaen makbuldür. Bir ve beraber olduğun hizmet ve dâva arkadaşlarının gönlünü kırma. Senin gönlünü kıran olursa, "buna benim nefsim müstahaktır" de ve gönlünü kıranın gönlünü hoşnut eyle. Dostunu şiddet ve minnet içinde tutarsan, bir daha senin suratını bile görmek istemez. Nur-u Kur'an hizmetinde bir ve beraber çalıştığınız kardeşler ve ehl-i iman içinde, gücenen ve küsen, gücendiren ve küstürenlerden olmayınız. "Değmiyor bu dünya böyle şeylere..." Hepimizin durup şöyle bir düşünmesi gerek yarına pişman olmamak için….. Allaha emanet olun,hayırlı günler......
|