|
Hayırlı Sabahlar, Kahvaltımı yaptım, pc nin başına oturdum. Nerden geldiyse aklıma Cemal Safi’nin“Ya Evde Yoksan” şiirinin
“Aşkınla ne garip hallere düştüm. Her şeyim tamam da bir sendin noksan, Yağmur taş demeden yollara düştüm. İçim ürperiyor ,ya evde yoksan… ”dizeleri geldi . Hayırdır inşaallah sabah sabah bir yere de gitmeyi düşünmüyorum ama kim ki evde olmayan… Kitap okumanın faydaları yada değerli yazarların konferanslarına gidince hayatımızın bir parçası oluyorlar. Aynen Gülücek sitesi gibi gülücek siteside hayatımızın bir parcası oldu,günlük olarak en az bir kere tıklıyoruz değilmi?……. Cemal Safi, Abdurrahim Karakoç, Peyami safa, Mevlana, Senai demirci, Sezai Karakoç, Mustafa İslamoğlu, Şule Yüksel Şenler , Emine Özkan Şenlikoğlu v.s. ve şimdilerde okuduğum eşimin aldığı Kemal Sayar (Merhamet ,Kalbe dönüş için son çağrı ) kitabını okuyorum . Çok güzel tavsiye ederim.Hayatımızı Tv ipotek etmeyelim kitap okumayada zaman ayıralım ufkumuz ve kelime dağarcığımız gelişir güzel konuşmamıza vesile olur . Cemal Safi’nin kendi ağzından Ya evde yoksan’ı dinlemek çok güzeldi. Abdurrahim Karakoç ünlü türkü Mihriban’ın şairi..”sarı saçlarını deli gönlüme,bağlamışsın çözülmüyor Mihriban…”da. Evimizin bir köşesinide Değerli Yazarlar , Şairlerimizin kitapları ile süsleyelim bizler çocuklarımıza iyi bir ebeveyn olarak örnek teşkil etmeliyiz.Yazarlar, Şairlerimizi anlatmak bizlerin ömrü yetmez. Mesela Mehmet akif ERSOY kaç nesil geçmişdir üstünde ama onun hayatını ve şiirlerini okurken o günü yaşıyoruz .Artık hadis hikayemizi ve beyt paylaşıyım değilmi?… Ayet: “Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyleki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) hardal tanesi ağırlığınca da olsa onu getirip koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.” (Enbiya,47) Hadis: “Ademoğlu kıymet günü getirilir.Terazinin iki kefesi arasında durdurulur ve onunla ilgili bir melek görevlendirilir. Terazisi ağır çekerse bu melek bütün mahlukatın duyacağı bir sesle; ‘Falanca öyle bir mutluluğa erdi ki, bundan sonra asla bedbaht olmaz. ‘ diye nida eder. Terazi hafif gelirse de ‘Falanca öyle bir bedbaht oldu ki, bundan sonra bir daha mutluluk görmez.’ diye seslenir. Sonra zebaniler ellerinde tokmaklar,sırtlarında ateşten giysilerle gelir cehennemin payını alıp cehenneme götürürler.” (Enes b. Malik) Sen mi beni sevdin,ben mi seni sevdim? ALÂÜDDİN ATTÂR (K.S.) ANLATIYOR Şâh-ı Nakşibend hazreteleri beni kabul edince, kendilerini o kadar sevdim ki, sohbetlerinden ayrılamayacak hâle geldim. Bu halde iken, bir gün bana dönüp; ''Sen mi beni sevdin, ben mi seni sevdim?' buyurdu. 'İkrâm sâhibi zâtınız, âciz hizmetçisine iltifât etmelisiniz, hizmetçinizde sizi sevmelidir' diyerek cevap verdim. Bunun üzerine: '' Bir müddet bekle, işi anlarsın' buyurdu. Bir müddet sonra, kalbimde, onlara karşı muhabbetten eser kalmadı. O zaman; 'Gördün mü; sevgi bizden midir, senden midir?' buyurdu. Beyt: Eğer mâ'şûktan olmazsa muhabbet âşıka, Âşığın uğraşması mâ'şûka kavuşturamaz asla! gulvuslat
|