|
Yazar Bilgin CANKAR
|
|
22 05 2008 |
|
GÜL BAHÇESİ Zamanın birinde bir kasabada yasayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki onu görmek için çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin,çok yakışıklı, çok asil pek çok delikanlı gelirmiş.Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi , nice şovalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş.
Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş. Evlenmiş,çoluk çocuğa karışmış. Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı bu güzel , küçük kasabaya düşmüş. Orada tanıdık birine rastladığında bir zamanlar burada dünyalar güzeli kızın yaşadığını hatırlatıp ona ne olduğunu sormuş. Yaşlı adam, önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek, kızın evlendiğini ve burada oturduğunu söylemiş. Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın kocasını pek merak etmiş.Bir gün gizlendiği yerden kızın kocasını evden çıkarken görmüş. Kızın kocası şişman, kel ve çirkin mi çirkin bir adammış. Üstelik zengin bile değilmiş. Daha çok merak eden adam kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış.Kız kapıyı açınca kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlenmiş olduğunu sormuş. Kız da onu evin arkasındaki gül bahçesine götürmüş. Ona buradaki en güzel gülü koparıp getirirse cevabı vereceğini ancak tek şartının bahçede ilerlerken kesinlikle geriye dönmemesi olduğunu söylemiş. Adam da bunun üzerine yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. Birden çok güzel sarı bir gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken biraz ilerde kocaman pembe bir gül gözüne çarpmış. Tam ona uzanırken daha da ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş. O gül güzel daha ilerdeki daha güzel derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gülü koparıp kıza götürmüş. Bahçenin en güzel gülünü getirmesini bekleyen kız bir de ne görsün “yaprakları solmuş cılız bir gül.”Bunun üzerine kız adama şöyle demiş: "Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik gitmeden elindekiyle yetinebilmeyi öğrenmek gerekir.
|
|
Son Güncelleme ( 22 05 2008 )
|