..::Büyükgülücek Köyü::.. web Sitesi
nav_bar_left Anasayfa arrow Dua UFKU
 
Ana Menü
Anasayfa
Canlı Sohbet
Ziyaretçi Defteri
Köy DERNEĞİMİZ
..-Forum-...
..Foto Albüm...
.....İlanlar.....
Linkler
Arama
Milletvekillerimiz
Köy Haritası
İletişim
Gerekli Programlar
Multimedya
Yeni Trafik Formları
Çorum İli Kent Bilgi Sistemi
Köy Videoları
Aşıklar Diyarı
Şahandan Seçmeler
Aşık Halil DEMİRAL
...
06092006 137.jpg
Ziyaretçi Sayacı
Bugün125
Dün132
Bu Hafta951
Toplam16371
Kimler Online
Şuan 3 konuk çevrimiçi
Köyden Haberler
Advertisement

DUA Ufku PDF Yazdır E-Posta
Yazar Administrator   
13 03 2008

1- Hazreti Ebu Bekir Efendimizin Duası 

2- Abdulkadir Geylani Hz'lerinin Duası 1

3- Abdulkadir Geylani Hz'lerinin Duası 

4- Abdest Duaları          

5- Esma 1

6- Esma 2

7- Esma 3

8- Esma 4

Konuşmadan nasıl birbirimizi tam anlayamıyorsak, dua etmeden de Yüce Rabbimizden arzu ettiğimiz desteği görmemiz mümkün değil. Furkan suresinin son ayetinde ”Duanız olmazsa Rabbim size ne diye değer versin ki?” ifadesi duanın Yüce Rabbimizin nazarında ne kadar önemli olduğunu açıkça görüyoruz.

Peygamber Efendimiz (sav), Allah katında, duadan daha kıymetli bir ibadet olmadığını*, kime dua kapısı açılırsa, ona rahmet kapılarının açıldığını, hatta Yüce Allah’ın en çok sevdiği şeyin, kendisinden afiyet istenilmesi olduğunu, duanın, başa gelen için de, gelmeyen için de faydalı olduğunu. Kazayı ancak duanın önlediğini ve onun için hepimizin, duaya sımsıkı sarılmamız gerektiğini**  hadisi şeriflerinde ifade etmektedir.

Efendimiz (sav) biriniz Rabbinden bütün ihtiyaçlarını istesin, hatta ayakkabısının kopan kayışını bile istesin*** diyerek bizlere duayı nasıl kullanacağımız hakkında da yol göstermektedir. Demek ki uyumadan önce “Rabbimiz, uykumuzda istirahat ve güzel rüyalar görmeyi dileriz. Vucudumuza sıhhat ve afiyet vermeni dileriz.” veya yolculuğa çıkmadan “Rabbimiz bu başlayan yolculuğumuzda kaza, bela ve musibetten korunmayı dileriz. Hayırlı neticeye ulaşıp bıraktığımız mal, mülk ve ailemize en güzel şekilde kavuşmayı dileriz. Yolculuk boyunca razı olduğun, sevdiğin en güzel amellerle meşgul olmayı dileriz.” diyebilmeliyiz.

Duamızı bir kalıba veya şablona göre sınırlı tutmamalıyız, hatta her türlü zaman, zemin ve yapıya göre özel dualar üretip daha güzel ve çabuk netice alabiliriz. Dua bizim nasıl bir hedefe doğru gidiyor olduğumuzun ölçüsü ve en büyük motivasyon unsurumuzdur.

Şu dua örneğinde gözüktüğü gibi;
-“Ey Yüce Rabbimiz bizde bulunan her türlü kötü huy ve alışkanlıklardan arınmayı diliyoruz. İnsanlar içindeyken razı olduğun, sevdiğin en güzel hâl üzere olmayı dileriz. Akraba, komşu ve çevremize her zaman verimli olabilmeyi dileriz. Dünya’nın her türlü meşakkat ve zorluğundan uzak, huzurlu, mutlu, sıhhat dolu bir hayat dileriz. Doğru ve güzel olan dışında bir hale bürünmekten Sana sığınırız. Rabbimiz her anımızda daimi şuurunu, duanı ve zikrini dileriz. Dualarımızda genişlik ve en güzel uslübu dileriz. Rabbimiz Sizden duayı en güzel, en verimli şekilde kullanabilmeyi dileriz. Geçici Dünya hayatımızın her anını Sizin sevdiğiniz amellerle meşgul olarak geçirmeyi ve en güzel şekilde huzurunuza varmayı dileriz. Rabbimiz Cennetin en üst derecelerini diler bunun için gereken en güzel salih amelleri dileriz.”

Hepimiz eksik olduğumuzu hissettiğimiz hususları direk Rabbimize iletmeli ve hayırlı neticeyi görene kadar duamızda karalı olmalıyız. Ben sigarayı bırakamıyorum, ben kilo veremiyorum, aşırı tepkilerim var ama kendimi tutamıyorum gibi şikâyetlerimizi birbirimize değil Yüce Rabbimize iletmekle başedemediğimizi zannettiğimiz her türlü eksiğimizi düzeltmemiz mümkün.

En ufak bir belediye bile kendisine teslim edilen bir dilekçeyi nasıl numaralandırıyor, işleme sokuyor ve neticesine göre dilekçe sahibine cevap veriyorsa, bizlerde bilmeliyiz ki her samimi duamız Rabbimiz tarafından işitilip kabul ediliyor.

Bakara 186 Kullarım sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da davetimi kabul edip Bana inansınlar ki doğru yolda yürüyenlerden olsunlar.

*Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.
**İbn Ömer radıyallahu anh. Tirmizî.
*** Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

 

ABDÜLKADİR GEYLANİ’DEN (k.s.) HİKMETLİ SÖZLER  


  • Allah’ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp işitir, ne de kulağına ayıp gider.
  • Müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.
  • Kendine bir ağırlık veren kimsenin hiçbir ağırlığı yoktur.
  • Hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz.
  • İnsan Allah’a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.
  • Kalp Kitab ve Sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır. Bunu kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.
  • Tasavvuf yolu zâhirî ve bâtınî hükümlere riayet etmeyi ve her şeyden fânî olmayı gerektirir.
  • Yerini bilmeyene kader yerini öğretir.
  • Sahte rabler boyundan çıkarılıp atılmadıkça, sebeplerle ilişik kesilmedikçe, fayda ve zararı insanlardan bilmeyi terketmedikçe kurtuluş mümkün değildir.
  • Kur’an’dan, hakkında tartışarak değil, içindekilerle amel ederek faydalanın.
  • Sûfî bâtınını ve zâhirini Allah’ın Kitabına ve Resulünün sünnetine uyarak arıtandır. O, sâfiyeti arttıkça vücud denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarını terkeder.
  • Kalp sâlih olunca dâimî zikir elde edilir ve kalbin her tarafına Hakk’ın zikri yazılır. Böyle bir kalbin sahibinin gözleri uyuyabilir ama kalbi Rabbini zikreder.
  • Sabır, hayrın temelidir.
  • Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakîn, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar.
  • Mürid tevbesinin gölgesinde, murâd ise Rabbinin inayetinin gölgesinde kâimdir.
  • İnanan kimse Allah’tan başka kimseden korkmaz ve başkasından hiçbir şey beklemez.
  • Zâhir fıkhını öğren, sonra bâtın fıkhına yönel.
  • Zâhir ilimleri görünen kısmın ışığıdır. Bâtın ilimleri ise görünmeyen kısmın.
  • Bâtın bilgisi, seninle Rabbin arasındaki ışıktır.
  • Kaderin gelmesinden rahatsız olma, onu kimse döndüremez ve kimse engel olamaz. Takdir olunan şey mutlaka gerçekleşir.
  • Bidâyet sıkıntıdır, nihâyet ise sükûn.
  • Sâlihlerin kalpleri faydayı da zararı da Rablerinden bilir.
  • Zühd ve tevhidi sağlam olan kişi, halkın elini ve varlığını görmez. Allah’tan başka veren ve üstün kılan görmez.
  • Sıddîk gözünün, güneş ve ayın değil, Allah’ın nuruyla bakar.
  • Hayânın hakikati, yalnızlıkta ve toplulukta Rab’dan utanmaktır.
  • Kalp sırra, sır da Hakk’a itimat ederek sükûn bulur.
  • Her çeşit hayır Allah katında, her çeşit şer de başkalarının yanındadır.
  • İnsanlar arasında zenginle fakir ayırımı yapan kurtuluşa eremez.
  • Bütün insanlar seni kendi menfaati için ister, Allah ise seni senin menfaatin için ister.
  • Geçim yollarının yaratıcısını unutup geçim yollarına takılıp kalan, bakiyi unutup fani ile sevinen kimse ne kadar da cahildir!
  • Dünya bir topluluğa, ahiret bir topluluğa, Hak (c.c.) da bir topluluğa aittir.
  • Tasavvuf yolu sâlihleri görüp onların sohbetlerini ezberlemekle katedilmez.
  • Resulullah hariç her mahluk perdedir; Resulullah ise kapıdır.
  • Hak’tan korkanın korkusu arttıkça kalbi ona korkuyu unutmayı öğretir. Onu Hakk’a yakınlaştırır. Ona müjdeler verir.
  • Sûfîlerden biri demiş ki: “Fâsığın yüzüne ancak ârif kullar güler.”
  • Bir şeyi hatırlamak Allah’ı unutturuyorsa, o şey o kişi için uğursuzdur.
  • Kulun kalbi Rabbine erince Rabbi onu kimseye muhtaç etmez.
  • Sûfîlerin geceleri gece, gündüzleri de gündüz değildir.
  • Sûfîler ‘niçin’i, ‘nasıl’ı, ‘yap’-‘yapma’yı unutarak, kendilerini Rablerinin önüne atmışlardır.
  • Sûfîler ahirete göre akıllı, dünyaya göre delidirler.
  • Hakk’ı bulursan eşyayı ondan görürsün. Ne düşmanın kalır, ne üzerinde hakkın olan biri.
  • Allah’ı bilen kimsenin O’na karşı iradesi kalmaz.
  • Allah’tan başka herşey puttur.
  • Allah’a ancak, O’ndan başka herşeyi terkeden kimseler yaklaşabilir.
  • Eğer O’nu bilseydiniz başkasını inkar eder, sonra da O’nun gayrısını O’nun vasıtasıyla bilirdiniz.
  • Teslim ol, rahat bul.
  • Allah’ı arayan O’nu bulur.
  • Faydayı ve zararı Allah’ın dışındakilerden bilenler Allah’ın kulu değildir.
  • Tövbe, yönetim değişikliğidir.
  • Sûfîlerden biri demiş ki: “İnsanlar hakkında Allah’a uy, Allah hakkında insanlara uyma!”
  • O’nun uğrunda mücahede edene O hidayet yollarını gösterir.
  • Veliliğin şartı gizlenmek, nebiliğin şartı açıklamaktır.
  • Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz. Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.
  • Günahların kötü bir kokusu vardır. Allah’ın nuru ile bakanlar bunu anlar, fakat halktan gizler, onları rezil etmezler.
  • Akıllı kimse ölümü düşünen ve kaderin getirdiğine razı olandır.
  • Allah Teâlâ rızıkların taksimini bitirmiştir. Rızıkta zerre miktarı artma ve eksilme olmayacaktır.
  • Dünya herkesi boğacak kadar engin bir denizdir.
  • Şöyle denilmiştir: “Şeriatın şahitlik etmediği her hakikat zındıklıktır.”
  • Allah’ı tanıyan O’nu sever. O’nu seven O’na uyar.
  • Zâhid olan kalptir, ceset değil.
  • İlim kılıç, amel el gibidir. El olmadan kılıç kesmez. Kılıç olmadan da el kesmez.
  • Kur’an’ın iki yönü vardır: O’nun elinde olan yönü, bizim elimizde olan yönü.
  • Belâlar kula Cenab-ı Hakk’ın kapısını çalmayı öğretir.
  • Derdi de yaratan O’dur, devayı da. O kendisini öğretmek için belâya mübtela kılar. Böylece hem belâ verebileceğini, hem de bunu kaldırabileceğini gösterir.
  • Rabbinizin kereminden dileyin, icabet etse de etmese de O’ndan isteyin. Çünkü O’ndan istemek ibadettir.
  • O’nu tanısaydınız, O’nun önünde dilleriniz lâl kesilirdi; kalpleriniz ve diğer uzuvlarınız her halinde edepli olurdu.
  • Sâlihlerden birisine “Neyi arzu ediyorsun?” diye sorulduğunda, “Arzu etmemeyi arzu ediyorum.” diye cevap verdi.
  • Sûfîlerin yolculukları Hakk’a kurbiyet ülkesinde son bulur.
  • Yolculuk, kalbin yolculuğudur. Vuslat, sırların vuslatıdır.
  • Allah’ın takdirini O’nun aleyhine delil yapmayın; çalışın, çabalayın.
  • Kader üzerinde durup onu delil göstermemiz uygun değildir. Bilakis biz çalışır, çabalar ve ne itiraz, ne de tembellik etmeyiz.
  • Sûfîler Allah Teâlâ’nın Kendisinden başka bir şey istemezler. Onlar nimeti değil, nimet bahşedeni, halkı değil Hâlık’ı isterler.
  • Sevenle sevmeyen rıza halinde değil, hoşnutsuzluk halinde belli olur.
  • Marifet ve ilim, öz ile kabuğu birbirinden ayırır.
  • Akıllı kişi, işlerin başlangıcına değil, sonucuna bakar.
  • İnsanların çoğunun helaki, küçük günahları sebebiyledir.
  • İlim öyle bir şeydir ki sen bütün varlığını ona adadığın zaman o sana ancak bir parçasını verir.
  • Bilgi hayat, bilgisizlik ölümdür.
  • Bu ilim [tasavvuf ilmi], kitap sayfalarından değil, Allah erlerinin ağzından alınır.
  • Dünya hikmettir, ahiret ise kudret. Hikmet alet ve sebeplere ihtiyaç duyar, kudret ise duymaz.
  • Mümin dünyada, zâhid ahirette gariptir. Ârif ise Allah’ın dışındaki her yerde gariptir.
  • Dünya nefslerin, ahiret kalplerin, Allah ise sırların sevgilisidir.
  • Ârif, Allah’a her an bir öncekine göre daha yakındır.
  • Ârif hem dünyada, hem de ahirette yabancıdır.
  • Bu işin başı Allah’tan başka tanrı olmadığına şehadet etmek, son noktası ise bütün nesneler ve davranışların birbirinin aynı olmasıdır.
  • Nefsine hiçbir hâli ve makamı nispet etme!
  • Ademoğlunun başına gelen her türlü belâ, Rabbinden şikayet etmesi yüzündendir.
  • Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.
  • Ahireti isteyene dünyada zühd gerekir; Allah’ı isteyene ise ahirette zühd gerekir.
  • Kazayı engelleyen dua, yine kazayı önlemesi mukadder olan duadır.
  • Herşeyde O’nun isimlerinden bir isim mevcuttur, herşeyin ismi O’nun ismindendir.

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adiniz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baslik:
 
:D:):(:0:shock::confused:8):lol::x:P
:oops::cry::evil::twisted::roll::wink::!::?::idea::arrow:
 
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu giriniz.

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 28 03 2008 )
 
Kültür Evi
Haftanın Hadisi
Haftanı Hikayesi
Haftanın Şiirleri
İbretistan
Güzel Sözler
Gülücekli Kadının Günlüğü
Çocuk Köşesi
Sizin Sayfanız
Oyun Oyna
İnanç Dünyamız
Kuran'ı Kerim Meali
Dua UFKU
Musa Dededen İnciler
Kutlu Doğum Haftası
Sahabeden Tablolar
Bunları biliyor muyuz?
Giriş Formu




Selamlar