|
Yazar Administrator
|
|
16 01 2008 |
| | Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından kimsesizlerin barınağı haline getirilen Sanayi Çarşısı’ndaki Kimsesizler Evi’nde kalan Muzaffer Altınörs, hayatta umduğunu bulamamasına rağmen yüzünden gülümseme eksik olmayan bir insan. 
|
1958 yılında Yavruturna Mahallesi Esnafevleri’ndeki bir evde dünyaya geldiğini belirten Altınörs, hayatında hep kimya mühendisi olmak istediğini ve bunun için çaba gösterdiğini anlattı. 1980 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü ikinci sınıfta okurken 12 Eylül ile birlikte askere alındığını belirten Altınörs, askerden geldikten sonra okula devam edemediğini ve para kazanabilmek için pastanelerde ve lokantalarda aşçı olarak çalıştığını söyledi. Okumayı çok istediğini ancak bir türlü olmadığını anlatan Altınörs şunları söyledi: “Okumayı çok istiyordum ama olmadı. Askerden döndüğümde aşçılık yaparak geçimimi sağlamaya başladım, bu da zehirlendiğim zamana kadar devam etti. Neden zehirlendiğimi bilmiyorum ama bu zehir benim iç organlarıma da büyük zarar verdi. Bu nedenle uzun süreli işlerde çalışamaz hale geldim. Biz üç kardeştik. Kız kardeşim vefat etti. Ağabeyim ise felçli durumda. Bir zaman sonra ailemden kalan evi sattık, yani mirasımızı bölüştük. Kalacak yerim yoktu bu nedenle Bahçelievler’de lüks bir dairede 3 yıl kadar evden bana kalan parayla geçindim. Tabii o para da bitince bana yol göründü. Ev sahibi evden taşınmamı istedi. Evde bir sürü eşyam vardı onları dağıttık elbet... Nereye götürecektim ki. Bir dostum Halk Günü Toplantısı’na katılmamı söyledi ben de öyle yaptım. Toplantıda bana Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın kimsesizler için bir yer açtığı ifade edildi. Buraya gelince de bana yatacak bir yer verip karnımı doyurdular. Hiç değilse soğukta değilim. İş arıyorum birkaç yerle görüşmelere başladım bile. Olursa yine çalışmaya devam edeceğim”
|