Anasayfa arrow Çocuk Dünyası
Giriş Formu
Kimler Online
Şuan 4 konuk and 1 üye çevrimiçi
  • metinyıldız
Multimedya
Milletvekillerimiz
Şenlik Videoları
Çorum İli Kent Bilgi Sistemi
Yeni Trafik Formları
Canlı Sohbet
İnanç Dünyamız
Sahabeden Tablolar
Bunları biliyor muyuz?
Kültür Evi
Dernek Hakkında
Dernek Faaliyetleri
Haftanın Hadisi
Haftanın Şiirleri
İbretistan
Güzel Sözler
Gülücekli Kadının Günlüğü
Soframızın Tadı
Çocuk Köşesi
Sizin Sayfanız
yeni oyunlar
Çocuk Dünyası
Çorum Türkülerimiz
Anılarla Gülücek
Köy Aletleri --yeni--
Köyümüz Sülaleleri (Aileler)
Mevkii İsimleri
.....İlanlar.....
Linkler
Şimdi Hesap Verme Zamanı
Valilik
Çorum Belediyesi

Çorum Hitit Üniversitesi

Ziyaretçi Sayacı
Bugün136
Dün201
Bu Hafta902
Toplam53692
mini sohbet
İsim:

Mesajınız:

Çocuk Dünyası
DİKKAT!!! Bu oyuncaklar çocuklarımızı öldürüyor PDF Yazdır E-Posta
Yazar vuslat hanım   
04 12 2008

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde ilköğretim birinci sınıf öğrencisi, 1 santimetre olan, suya atıldığında ise 7-8 santimetreye ulaşan kimyasal içerikli... 

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde ilköğretim birinci sınıf öğrencisi, 1 santimetre olan, suya atıldığında ise 7-8 santimetreye ulaşan kimyasal içerikli oyuncağı suyla içince hastaneye kaldırıldı. Esra Kuzucuk (7) adlı öğrenci ''büyüyen eğlence'' adlı kimyasalı okulda suyla içti. Öğretmeni tarafından kusturulmaya çalışılan çocuk, daha sonra ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı.

ÇOK TEHLİKELİ 

Tedavisi yapılan Kuzucuk, daha sonra taburcu edildi. Doktoru Burhan Aksu, Kuzucuk ile aynı günde, kimyasal oyuncağı yutan 2 çocuğun daha hastaneye getirildiğini söyledi. Bu tür oyuncakların çocuklar için çok tehlikeli olduğunu bildiren Aksu şunları söyledi:

''Orijinal boyutundayken kazayla yutulan oyuncak, mide sıvısıyla şişip büyümeye başlıyor. Bunun sonucunda ise mide ve bağırsakları patlatabilir, nefes borusunu tıkayarak ölümlere yol açabilir. Diğer taraftan dışkı veya kusma yoluyla da çıkarılamayan oyuncağın alınması için cerrahi müdahale gerekebilir. Bu oyuncakların satılması ve televizyonlarda reklamının yapılması engellenmeli."

                                                                    Bugün
Son Güncelleme ( 04 12 2008 )
 
Çocuğunuzla beraber "teşekkür ağacı" hazırlayın! PDF Yazdır E-Posta
Yazar vuslat hanım   
20 11 2008
Çocuğunuzla beraber "teşekkür ağacı" hazırlayın!
 

  Çocuklara sonbahar aktiviteleri ile ilgili resimlere bakarken flickr'da karşıma çıkan "thanksgiving tree" başlıklı bir kaç resim çok dikkatimi çekti....

 
 
Çocuklara sonbahar aktiviteleri ile ilgili resimlere bakarken flickr'da karşıma çıkan "thanksgiving tree" başlıklı bir kaç resim çok dikkatimi çekti. Çocuklar kartondan yaprak şekli kesiyorlar, üzerine kime ne için teşekkür ettiklerini yazıyorlar ve oluşturdukları ağaca yaprakları yapıştırıyorlar.  

Bazıları belli bir insan için ağaç oluşturuyorlar. Diyelim anneye ettikleri teşekkürler için bir ağaç, babaya olanlar için ayrı ağaç. Bazıları bir ağaçta herkese ettikleri teşekkürleri topluyorlar.

 Okuyabildiklerim, my house, my family, my teacher. Böyle bir ev için, annem için, öğretmenim için teşekkür ederim.  Bu resimde de "Allah'a teşekkür ederim şunun için..." diye başlayan cümleler var yaprakların üzerinde. Okuyamadığım çoğunu ama "i thank God for ...." diye başladıklarını anlayabildim. Çocuklar için çok güzel, sahip oldukları şeylerin değerini fark etmelerini sağlayacak bir aktivite. annenotlari.com
 
Son Güncelleme ( 22 11 2008 )
 
ÇOCUKLARDA DÜŞÜNME BECERİSİ NASIL GELİŞTİRİLİR? PDF Yazdır E-Posta
Yazar Neslihan (Cankar) Erkoç   
30 10 2008

Yaşlılarımız bize "Çocuk çocukluğunu yaşamalı, en azından on yaşlarına kadar önce çocuk olmalılar" derken, gelişen rekabetçi dünya şartları onların zihinsel performanslarını sonuna kadar çok verimli bir şekilde kullanmaları gerektiği gerçeğini de önümüze koyuyor. Bunların yanında çocukların gelecekte başarılı olmalarını sağlayan tohumların küçük yaşlarda atılması gerektiğini vurgulayan sayısız bilimsel çalışma var. Şüphesiz onların özel ihtiyaçlarını ve duygusal gereksinimlerini de dengeli bir şekilde sağlamak da gerekiyor.

"Çocuk, onu eğiten kişilerin ve materyallerin üzerinde bir fırça darbesi bıraktığı bir resim tablosu gibidir" - Melik Duyar

Aslında çocuğun hem çocuk olmasını, hem de beynini etkin kullanmasını sağlamak gerçek bir eğlence olabilir. Hem oyun, hem de beyni etkin kullanma bir öğrenme işidir. Öğrenme ise bir düşünme becerisidir. Düşünmenin olduğu yerde öğrenme vardır. Düşünmenin olmadığı yerde ise öğrenme yoktur. Bu ise ister istemez şöyle bir soruyu aklımıza getiriyor.

NEDİR BU "DÜŞÜNMEK DENEN ŞEY" ?

Yukarıdaki soruyu özellikle büyük harflerle ve kırmızı olarak yazdım. Çünkü "Hafıza Gücü", "Mega Hızlı Okuma" ve "Yaratıcı Düşünme" gibi verdiğim beyin temelli "Mega Hafıza" eğitimlerinde, bırakın çocukları, yetişkinlerin, lise ve üniversite öğrencilerinin büyük bir çoğunluğunun (% 98) bu sorunun cevabını bilmediğini fark ettim.

Şimdi sizden de bir an okumaya devam etmeden durup, "Düşünmek Nedir?" sorusunun cevabını bir kağıda yazmanızı istiyorum. Öyle açık bir cevap yazmalısınız ki, size daha fazla açıklama yapmanız için ilave bir soru sormamalıyım. Gerçekten, düşünmenin ne olduğunu henüz keşfetmediğinizi fark edeceksiniz.

  • Düşünmek beyni taramaktır. (Peki şu anda beyninizi tarayın bakalım. ‘Nasıl yani?’)

  • Düşünmek hayal kurmaktır. (Hayal kurmadığımız zaman düşünmüyor muyuz?)

  • Düşünmek zihinsel bir işlemdir. (Peki zihinsel işlem nedir?)

  • Düşünmek şu anda yaptığım iştir. (O zaman şu anda yaptığın işi açıkla.)

  • Düşünmek uyanıkken yaptığımız iştir. (Uyanık olup da düşünmenin olmadığı an yok mu?)

Yukarıdaki örnekler verdiğim eğitimlerde aldığım cevaplardan sadece bir bölümü. Ama dikkat ederseniz hiçbirisi düşünmenin ne olduğunu, veya düşünmeyi başlatan şeyin nasıl bir şey olduğunu açıkça söylemiyor.

Peki sizi daha fazla meraklandırmayayım ve düşünmenin ne olduğunu açıklayayım;

Düşünmek insanın kendi kendine sorular sorması ve bu soruların cevabını aramasıdır.

Beyni etkin kullanmayı da, öğrenmeyi sağlayan da budur; İnsanın kendi kendisine sorular sorması. İşin püf noktası insanın düşünme becerilerini geliştirilmesidir. Ve düşünme becerilerinin geliştirilmesi de çok küçük yaşlarda olmalıdır.

"Hayatta en önemli şey soru sormaktır. Soru sormaktan asla vazgeçmeyin." - Albert Einstein

Çocukların düşünme becerilerinin gelişmesi için önce biz büyükler onların beyinlerini aktif hale getirecek ve düşünmelerini sağlayacak sorular sormayı bilmeliyiz. Birincisi, sorduğunuz sorular basit ve uygun kelimelerden oluşmalıdır. İkincisi, sorulan sorular beyinde farklı düşünme becerilerini aktif hale getirecek çeşitlikte olmalıdır.

Çocuklarda düşünme becerileri sistematik ve ince ayarlı bir tarzda gerçekleştirilmelidir. Onlar hayatın birçok farklı bölümlerini düşünmek için hazır değildir. Sizin ana hedefiniz, soru sorma konusunda, çocuğunuzda içsel seviyede bir merak, ilgi ve farkındalık oluşturmak olmalıdır. İnsanın psikolojisi konusunda çalışan uzmanlar düşünme becerilerini altı farklı kategoriye ayırmaktadırlar. Bu altı kategori tüm insanlar için geçerlidir. Çocuğunuza bu farklı kategorilerde sorular sorarken, soruları öyle düzenlemeli ve kelimeleri öyle seçmelisiniz ki, çocuk sorulan sorunun anlamını kolayca anlamalıdır.

Çocuğunuzun düşünme becerilerini geliştirmeniz için takip edeceğiniz altı adım aşağıda verilmiştir. Bu adımları takip ederek çocukların düşünme becerilerini geliştirmek çok kolaydır;

Öğrenme Becerilerinin Geliştirilmesi

Öğrenme becerileri daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin veya detayların doğru ve uygun şekilde hatırlanmasını ve anımsanmasını sağlayan becerilerdir. Yine hatırlanan veya anımsanan bilgiye dayanarak sonuç çıkartmak da bu becerilerin kapsamı içindedir.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Öğrenme becerilerinin gelişmesi için "Ne zaman?", "Nasıl?", "Ne?", "Ne Kadar?", "Nerede?", "Bana söyle!", "Tanımla!", "Belirle!", "Listele!" gibi doğru kelime, ifade veya cümle kullanmalısınız. Bu kelimelerin anlaşılması kolaydır. Bu kelimelerin kolay anlaşılmasından dolayı, çocuk cevap verirken uygun bir algılama seviyesine de ulaşmış olur.

Örnek Sorular:

  • Orada kaç tane elma var?

  • Bu hangi renktir?

  • Bu resimde ne olduğunu bana anlatır mısın?

  • Ne zaman geldin?

  • Burada ne kadar şeker var?

Anlama Becerilerinin Geliştirilmesi

Anlamak, sunulan bilgi ve diğer şeylerin birleştirilerek gerçekte ifade edilen anlamın ve mesajın hem algılanmasını, hem de anlaşılmasını içermektedir.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Bu düşünme becerisinin geliştirilmesi için "anlat", "izah et", "tahmin et", "açıkla", "tanıt" gibi kelimeler ve ifadeler kullanın. Bu ifadeler çocuğun materyalist verileri değerlendirmesini, kavramasını ve anlatımlar yapmasını sağlayacaktır.

Örnek Sorular:

  • Bu kedinin nasıl süt içtiğini söyleyebilir misin?

  • Bir tohum nasıl bitki oluyor anlatır mısın?

  • Bu şeklin ne olduğunu tahmin edebilir misin?

  • Arkadaşını bize tanıtır mısın?

Uygulama Becerilerinin Geliştirilmesi

Bu beceri, daha önceden öğrenilmiş ve kavranmış olan bilgilerin veya detayların uygulanmasını, veya farklı alanlara adapte edilerek yeni sonuçlar çıkartılmasını kapsamaktadır.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Bu becerileri geliştirmek için çocuğun öğrendiği ve anladığı bilgileri başka ortamlara adapte etmesini teşvik eden ifadeler kullanılmalıdır. Bunlar "göster", ispat et", "söyle", "incele", "çöz" gibi ifadeler veya kelimeler olabilir.

Örnek Sorular:

  • Dünyayla futbol topu arasında nasıl bir ilgi var?

  • Bir çiçekle bir ağacın arasındaki farkı söyleyebilir misin?

  • "Kedi nasıl miyavlıyor?" göster. Böyle ses çıkaran başka hayvan var mı?

Analiz Becerilerinin Geliştirilmesi

Bu beceri bir konunun veya şeyin anlaşılması için onun daha küçük ve daha basit parçalara ayrılarak incelenmesini kapsamaktadır. Çocuğun olayları incelemek için olayı daha basit parçalar halinde incelemeyi ve kavramayı öğrenmesi gerekir.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Çocuğun bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için; "En önemli farklılık ne?", "En önemli iki benzerliği söyleyebilir misin?", "Bunun adım, adım nasıl olduğunu anlatabilir misin?", "Her ikisini mukayese et", "Her ikisini karşılaştır", "Yeniden farklı şekilde düzenleyebilir misin?", "Bu olay farklı bir sıralamada da yapılabilir mi?", "Bu sonuca ulaşmak için hangi adımları takip etmek gerekir?" gibi basit sorular sormanız gerekir. Bu tip sorulara cevap vermeye çalışması, çocuğun beyninde olayı daha küçük parçalara ayırmayı öğrenmesini sağlar ve bu şekilde bir düşünme tarzı geliştirir. Başlangıçta zorlanırsa cevap için olayı basit kelimelerle parçalara ayırarak siz anlatmayı deneyin.

Örnek Sorular:

  • Portakal ile elma arasındaki en önemli fark nedir?

  • Bu elmanın evimize gelmesi nasıl oldu anlatabilir misin?

  • Bu oyuncak bebek (kız bebek) ile şu oyuncak bebek (erkek bebek) arasında ne fark var?

  • Bir bebekle bir bitki arasında bir benzerlik var mı?

Sentez Becerilerinin Geliştirilmesi

Bu düşünme becerilerinin öğrenilmesi çocuklar için biraz zordur. Bu düşünme becerisi daha önce öğrenilmiş olan bilgilerin, uygulamaların ve becerilerin birleştirilerek yeni bir şekilde (daha önce sorulmamış) düşünülmesini gerektirir.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Bu tip düşünme becerilerini geliştirmek için çocuklara "Şöyle sıralasak nasıl olur?", "Şunlarla birlikte düşünsek ne elde ederiz?", "Şu iki bilgiyi birleştirirsek ne elde ederiz?", "Şöyle olsaydı ne olurdu?" gibi onun bildiği olaylarla ilgili basit sorular sorulmalıdır. Çocuklara bu tip sorular sormak onların beyinlerinde farklı bilgileri birleştirerek düşünme becerilerini geliştirecektir.

Örnek Sorular:

  • Bu odadaki eşyaları sen yeniden düzenlesen, neyi nereye koyarsın?

  • Evimizdeki şu saksıdaki çiçek meyve vermeye başlasaydı ne olurdu?

  • Yap boz bulmacasını yaparken nelere dikkat edersin?

  • Çöpü, çöp kutusuna değil de evimizde yere atarsak ne olur?

Karar Verme Becerilerinin Geliştirilmesi

Bu düşünme becerileri çocuğun karar verme, birleştirme, ilişkilendirme, yorum yapma ve sonuç çıkartma yeteneklerini geliştirir.

Bu düşünme becerisini geliştirmek için:

Çocuğun karar verme ve sonuç çıkarma becerilerini geliştirmek için onu "Değerlendir", "İzah et", "Neden böyle düşünüyorsun?", "Neden böyle karar verdin?", "Mukayese et" gibi ifadelerle yönlendiriniz.

Örnek Sorular:

  • Çok paran olsa ne yapardın?

  • Kanatların olsa nereye giderdin veya ne yapardın?

  • Bu tabakta kaç tane meyve var?

  • Yumurtayla güneş arasında bir ilişki var mı?

Özet olarak öğrenme ve beyin gelişimi kişinin kendi kendine sorular sormasıyla ve bu sorulara cevap aramasıyla gerçekleşmektedir. Çocuklara bu tip sorular sorarak önce onların düşünmesini biz aktif hale getiririz. Bu tip sorulara maruz kalan çocuk da zaman içinde kendi kendine bu tip sorular sorma becerisini geliştirir. İşte bu nokta çocuğun kendi beynini geliştirmesinin başlangıç noktasıdır.

Bu makaleyi okuyan çoğu anne ve babanın sorunu şudur; Yoğun günlük işler arasında çocuğun zihinsel gelişimi için yeteri kadar zaman bulanamamaktadır. Zaman bulsalar da tam olarak ne yapacaklarını bilmemektedirler. Çoğu anne ve baba çocuğuna çizgi film almakta onu filmin karşısına oturtmaktadır. Böylece çocuk bu filmleri izleyerek hem onları meşgul etmeyecek, hem de bu filmleri izleyerek belki zihinleri de gelişecekdir. Unutmayın bu tip filmler eğlendiricidir. Beyni pasif tutar. Her şey hazırdır. Düşünme yoğun değil, eğlenme yoğundur. Eğer bir şeyler izleyerek beyin gelişseydi, günlerinin büyük bir bölümünü televizyon izleyerek geçiren insanların dahi olması gerekirdi.

Son Güncelleme ( 31 10 2008 )
 
Kaderimi? Terkedilmişlik mi? PDF Yazdır E-Posta
Yazar administrator   
27 10 2008
ONLARIN UMUTLARI TARLA BAŞINDA SÖNÜYOR
 

Urfa'dan gelip Çorum'da tarım işçisi olarak çalışan İrgin ve Yıldırım ailesinin çocukları, doğmadan evvel kaderlerine yazılan acı yazgıyı yaşamaya çalışıyor. Aileleri tarlada çalışan çocuklar, bir başlarına kaldıkları yol kıyısında kendileri için kurdukları dünyada yaşam mücadelesi veriyor.

Hangi şartta ve yoksunlukta olursa olsun, çocukluk duyguları ile oyun oynamak istiyorlar fakat, olmayan imkanlara inat edip oyun icat etmek onlar için kolay değil. Sabırla bekliyorlar tarla başındaki kuru toprağın üzerinde.

Akşamın paydosu ile işini bitiren anne ve babalarının gelmeleri en büyük hasretleri olmuş. İçinde bulundukları tüm olumsuzluklardan habersizler. Gözlerini bu hayatın içine açan küçük çocuklar, başlarındaki kendisi de çocuk olan 10 yaşındaki mavi gözlü Tuğba'ya emanet.

Beşikteki 7 aylık Elif'ten tutun da, 5 çocuğun yükü küçücük omuzlarında. Hepsi anne kucağına, ilgisine ve şefkatine öyle muhtaçki. Babası ya da annesi yanına gelen çocukların yüzünde güller açıyor. Öyle ya, bir çocuk için anne ve babadan öte daha ne varki. Bırakmamacasına sarılıyor 2 yaşındaki küçük çiğdem babası Mahmut İrgin'e. Hele yüzünü yüzüne dayayıp elleri ile babasını okşayışı varki, işte o zaman sözün tükendiği an oluyor. Az sonra yine ayrılacağı babasını bırakmak istemeyişi, kendisini bu imkansızlıklarla boğuşturmasına hiç ama hiç içerlemeyişi, onun tertemiz kalbindeki baba şefkatinde yatıyor.

Tarla başında sönen çocukluk umutlarının çizdiği bu kara tablo hüzün akıtıyor insanın içine. Bir yanda kabaran yüreğiniz, diğer yanda hayatın acımasızlığı. İkisi arasında yaşanan gelgitler dinecek gibi değil.

Başucunda su bidonlarının bulunduğu bir karartı var. Üzeri çeşitli giysi ve eski kabanlarla örtülü. Oradan yükselen bir bebek ağıtı, alarm veriyor tüm çocuklar için. Anında toplanan çocuklar karartının üzerini açtıklarında, 7 aylık bir bebeğin varlığından haberdar oluyorsunuz. Yaşları 3-5 olan diğer çocuklar için sanki bu hayat normalmiş gibi algılayıp, el kadar bebeğin haline yanar oluyorsunuz.

Hemen sallamaya başladıkları bebeğe bakışları, ona dokunuşları öyle safki tarifi mümkün değil. Elif bebek onlar için hem oyun, hem sorumluluk. Ağlayarak uyanan küçük Elif, başına toplanan ağabey ve ablalarına gülücük saçıyor. O şu anda hepsinin gözbebeği. Gecesi gündüzü zifiri karanlıklara hapsolan bu çocukların en büyük umudu olmuş.

Kaybolan çocukluklarının yanısıra, karşı karşıya bulundukları sağlık sorunları, çocuklar için ayrı bir tehdit oluşturuyor. Solgun benizleri bakımsızlıklarını, dengesiz beslenmelerini hemen ele veriyor.

Ağır şartlara rağmen hayatta kalma mücadelesi veren bu çocukların öyle çok ihtiyacı varki anlatmakla bitmez. En başta sağlık sorunları ile ilgili ciddi bir tarama gerekiyor. Çorumlu olmamaları onları bizim çocuklarımız olduğu gerçeğini örtmüyor.

Acı da olsa hayatın bir gerçeği olarak yaşamaya çalışan bu çocuklar için gezici sağlık hizmetlerinin oluşturulması, yapılamayacak bir hizmet olmasa gerek. Doğu ve Güneydoğu'daki çocuklara sadece ekran başında gösterdiğimiz hassasiyet yeterli değil. Onlar şu an çok uzakta değil ve her türlü ilgiye de ihtiyaçları var.

Son Güncelleme ( 31 10 2008 )
 
OKUL ONCESI DONEMDE COCUGUNUZUN GELISIMI PDF Yazdır E-Posta
Yazar Neslihan (Cankar) Erkoç   
17 10 2008

OKULÖNCESİ DÖNEMDE ÇOCUĞUNUZUN GELİŞİMİ

  • Gelişim, doğrusal değildir. İleriye sıçrayabilmek için bir-iki adım geri gitmek gibi, gelişimde de zaman zaman geriye dönüşler olabilir. Hem anne-baba için hem de çocuk için sancılı olabilen bu sürecin ardından, çocuğunuzun önemli bir gelişimsel atılım yaptığını göreceksiniz….
  • Çocuklar, önlerinde bir engel (aşırı kaygı ve korku, aşırı müdahale, ihmal, vb.) olmadığı sürece, sahip oldukları gelişim potansiyelini kendiliğinden gerçekleştirirler.
  • Her çocuk farklıdır, her çocuğun gelişimi aşağı yukarı benzer bir hatta olsa da büyük ölçüde kendine has özellikler taşır.
  • İlişki, dans etmeye benzer. Çocuğunuzla ilişki içindeyken de, aynı dans eder gibi, spontan, yaratıcı, ve esnek olmanız gerekir.
  • Çocuklar, gelişim sürecinde “Hemen, şimdi, her şeyi istiyorum; dünya benim çevremde dönüyor; her şeyi yapmaya muktedirim” düşüncesinden, “Bazı şeyler imkansız, benim ve anne/babamın gücü sonsuz değil, biraz beklemek zorundayım, dünya benim çevremde dönmüyor” düşüncesine doğru evrilir.
  • Bu yanılsamanın kırılıp “gerçeklik dünyasına” geçiş, büyük bir hayalkırıklığını, çaresizlik, güçsüzlük, ve kaygı duygularını, ve bunun sonucunda da büyük bir öfkeyi beraberinde getirir.
  • Gelişim, BEDENSEL, ZİHİNSEL, DUYGUSAL, CİNSEL, ve SOSYAL alanda değişimleri içerir. Bu alanlardaki gelişimin tümü ise, KİŞİLİK GELİŞİMİ olarak adlandırılabilir.
SOSYAL GELİŞİM:

· Yaşamın ilk yıllarında anne-çocuk arasında kurulan simbiyotik ilişki, yaklaşık 2-3 yaşlarında çocuğun anneden ayrılma, bağımsızlaşma ve bireyleşme sürecine doğru evrilir (psikolojik doğum). Çocuğun “kendi” tercihlerinde diretmesi, her şeyi kendi başına yapmak istemesi, ve yetişkinlere sürekli “hayır” diyerek tersini yapmak istemesi, bu ayrılma/bireyleşme mücadelesiyle ilgilidir.
· Bu süreçte, çocuğun her şeyi istediği gibi yapmaya muktedir olmadığını fark edip hayalkırıklığı, çaresizlik, güçsüzlük, yetersizlik, engellenme gibi duygular yaşaması kaçınılmazdır. Ve bu duygular, çocuklarda yoğun bir öfke şeklinde dışa yansır.
· Sosyal gelişim sürecinde, çocuklar “benmerkezcilik”ten uzaklaşarak diğerleri ile “empati” kurmaya başlar. Bunun önkoşulu, anne/babaların çocuklarıyla empati kurabilmesidir.
· Çocuklar, yaklaşık 3-4 yaşlarında, hemcinsi ebeveyne yönelik rekabet ve düşmanlık duyguları ile birlikte, karşı cinsten ebeveyne yönelik romantik bir ilgi duymaya başlayabilir. Bu süreçte, çocuğun anneyle veya babayla “ikili ittifak” girişimine anne-babanın prim vermemesi gerekir. Bunun sonucunda, çocuk karşı cinsten ebeveynine olan “aşkından” vazgeçip hemcinsi olan ebeveyniyle özdeşleşme yoluna gider. Bu da, çocuğun cinsel kimliğini sağlıklı bir biçimde oluşturabilmesinin yolunu açar.
· Çocuklar, 3-6 yaş arasında, diğerleriyle “birlikte” birşeyler yapmayı (oyun, vb.), paylaşmayı, ve sosyal kuralları öğrenir. Bu süreçte çocuk hem özerk bir “birey” olarak bağımsızlığını ilan eder, hem de yine özerk bir birey olarak diğer bireylerin arasına, yani topluma, katılır.
· Sosyal rollerin (anne, baba, öğretmen, doktor, polis, vb.) öğrenilmesi ve (evcilik, doktorculuk gibi) oyunların içinde prova edilmesi bu süreçte gerçekleşir.

DUYGUSAL GELİŞİM:

· Çocuklar, duygularını çok şiddetli biçimde yaşar ve birbirine tamamen zıt duyguları bir arada yaşayabilir
· İlk başlarda, yaşadığı duygulara anlam veremez ve onları adlandırıp dile getirmek yerine davranışsal biçimde (ağlayarak, vurarak, küserek, vb.) dışa yansıtır. Zihinsel ve sosyal gelişimi ilerledikçe, temel duygularının farkına varmaya ve onları adlandırmaya, daha sonra da dile getirmeye başlar (duygusal zeka). Bu becerinin kazanılabilmesi için, anne-babanın kendi duygularını tanıyor olması, duygularını dile getirebiliyor olması, ve çocuklarının duygularını onlara “tercüme edebiliyor” olması çok önemlidir.

BEDENSEL (PSİKOMOTOR) GELİŞİM:

· Çocuklar, hızla gelişen bedenlerini keşfetme ve kazandıkları psikomotor becerileri deneme çabasının sonucunda, bazen yetişkinlere anlamsız gelecek veya onları rahatsız edecek şekilde aşırı hareket ederler. Zamanla, bu enerji ve hareketlilik belli alanlara ve belli amaçlara yönelecektir.

CİNSEL GELİŞİM:

· “Melek gibi saf ve temiz” olduğu düşünülen bebeklerin ve çocukların da bir cinsel dünyaları vardır.
· Çocuklar, 3-4 yaşlarından itibaren, erkek/kadın bedeni arasındaki farklılıkları ayırdetmeye ve kendi cinsel kimliklerini oluşturmaya başlar.
· Cinselliğe yönelik artan merakın ve keşfetme çabasının sonucunda, kendi bedenini çevresindeki kişilere teşhir edebilir, cinsel organıyla oynayabilir, cinsellikle ilgili kelimeleri kullanmaya başlayabilir, arkadaşlarının veya yetişkinlerin çıplak bedenlerini gözlemek isteyebilir, arkadaşlarıyla bazı masum cinsel oyunlara girişebilir, ve anne-baba arasındaki cinsel ilişkiyi merak edebilir.

ZİHİNSEL GELİŞİM:

· Uzun süreli ve şematik belleğin gelişimi, sembolleştirme, soyutlama, sınıflandırma, zaman kavramı, akıl yürütme, neden-sonuç ilişkileri, dilin daha etkin ve karmaşık biçimde kullanımı, sayı kavramı, ve hayal ile gerçek arasındaki ayrımın farkındalığı, okul öncesi dönemdeki çocuğun zihinsel gelişiminde önemli kazanımlardır.
Son Güncelleme ( 31 10 2008 )
 
Advertisement
Çorum Yerel Medya

Genel Linkler
..:: Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın ::.. ..:: Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın ::.. - Çocuk Dünyası
Sitemizin Sponsorları

Sitemize Maddi destek veren üyelerimiz.

 Sadık  CANKAR

Fatih  ÇETİNKAYA

Metin YILDIZ

Hatice (Cankar) ELVAN

Teşekkür Ediyor. (Desteklerinizi Bekliyoruz.)

Günün Sözü
..:: Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın ::.. ..:: Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın ::.. - Çocuk Dünyası

Döviz Bilgileri
USD Alış1.5118 YTL
USD Satış1.5191 YTL
EURO Alış2.0585 YTL
EURO Satış2.0684 YTL