Sitemizin Sponsorları

Sitemize Maddi destek veren üyelerimiz.

 Sadık  CANKAR

Fatih  ÇETİNKAYA

Metin YILDIZ

Hatice (Cankar) ELVAN

Teşekkür Ediyor. (Desteklerinizi Bekliyoruz.)

Valilik

Çorum Belediyesi

Çorum Hitit Üniversitesi

Ziyaretçi Sayacı

Bugün1
Dün263
Bu Hafta466
Toplam43320
Ziyaretçi Defterini Görüntüle

Ziyaretçi Defterimizdeki Girdiler

Girdilerde Ara - Ziyaretçi Defterine Yaz

Görüntülenen # 

kadir özcan
28-07-2008

şiir

 

 KADİR ÖZCAN

 

Baharda şenlenir,deresi çayı,
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama kederi gamı
Havası başkadır benim köyümün

           Akşam olur döner herkes evine
           Can kurban inan ki benim köyüme
          Aşıklar milleti derler soyuma
          Özü bambaşkadır benim köyümün

Çok güzel yeri var dağında
Göndelen dolanır her toprağında
Bahçesinde bostanında bağında
Yeşili başkadır benim köyümün

      Köyümün ortasından akar deresi
      Kıvrım kıvrım dolanır sular toprağı
      Unuttum sanman size gelmeyi
      Dostluğu başkadır benim köyümün

 

Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

osmankeser
27-07-2008

Selamlar...

Tüm Gülüceklilere selamlar!

Vuslat Hanım
26-07-2008

Muhterem GÜLÜCEKLİLER

Allahü Teâlâ, insanı, yaratılmışların en şereflisi ve en merhametli­si olarak halketmiştir. Bu meziyetlere sahip bulunan insan, muhtaç  düşen din kardeşine azda  olsa yardımcı olmayı kendisine vazife bilir.

Düşünceli bir müslüman, Allah'ın ihsan buyurduğu mal ve servette, fakirlerin, yetimlerin ve yoksulların bir hakkı bulunduğunu kabul eder.

Merhametli bir baba, çocuklarının üzerine nasıl kanat gererse, mü'min de fakirleri himayede aynı his ve şefkatle hareket eder.

Birçok belâlara karsı sadaka, siperri saika gibidir. Kişinin üze­rine gelecek belâları def eder ve ömrü uzatır.

«Sadaka (vermek), muhakkak Rabbin gazabını söndürür, kötü bir durumda ölmeyi de önler»

Sadaka, yetmiş (türlü) kötülüğün kapısını  kapatır»

 Bir mü'min, muhtaç düşen din kardeşine karşı kayıdsız kalamaz. Onun kalbinde duyduğu bir ağrıyı, kendi kalbinde hisseder.O kimse­nin yoksulluğunu gidermek ve derdine merhem olmak için gereken hizmeti mutlaka yapar.

Sadaka, Allah'ın emirlerine sadâkatin açık bir alâmeti ve fiilî şa­hididir.

Sadaka, malı çoğaltan ve bereketlendiren manevî bir budamadır. 

Sadaka, dünyada fakirin, âhirette sahibinin yüzünü güldürecek bir vergidir. 

Sadaka veren, malını telef olmaktan korur.

Sadaka, malın kiridir. O çıkınca mal temizlenmiş ve bereketlen­miş olur.

Sadaka kalbteki cimrilik, hırs ve tama gibi hastalıkları tedavi eder.

Birçok kimseler, sağlığında kimseye bir şey vermez, ebedî hayat yolculuğu yaklaştığında, vasiyyet ederek hayır yapma gayretine dü­şerler.

Esasen hayır; can bedende, irade sende ve para kesende iken yapılacaktır. Bilesin

«Sadakanın en faziletlisi; sen sıhhatte, mala düşkün, zenginlik emeli ve fakirlik korkusu içinde bulunurken sadaka vermendir.

(Can) boğaza ulaşıp da falana şunu fülâna bunu (verin) diyeceğin zamana kadar (hayrı) geciktirme. Haberiniz olsun!

(ölüm yaklaşınca) zaten mal falan (mirascıy) a aittir» Unutmayın  lütfen!!..

Ölümden sonra rahmetle anılmayı istersen, kalblerde taht kur; kabrine İlâhî rahmetin inip durmasını arzu edersen, çeşmeler ve köp­rüler yap.

Kabrin azabından, âhiretin ateşinden korunmak dilersen yoksulları gözet, çıplakları giydir ve yetimleri doyur.

«Gönül yap zâhidâ, beyt-i Hudâdır, tâat istersen» eğer.  İNŞAALLAH

ALLAH İÇİN  VERMEK AZALTMAZ, ARTIRIR; VERMEK TÜKETMEZ, ÇOĞALTIR. HAYIR VE İYİLİK YAPMAK, İMAN-AMEL BÜTÜNLÜĞÜNÜN GÖSTERGESİDİR.BU BİR SIRDIR.. BİLESİN                                                                                    Selam  Ve Dua İle

vuslat hanım
24-07-2008

HAYIRLI CUMALAR

HAYIRLI DUA

Hazreti Muhammed ahlakı,
Hazreti Süleyman saadeti,
Hazreti Eyyüb’ün sabrı,
Hazreti Yusuf'un güzelliği,
Hazreti Hamza’nın cesareti,
Hazreti Ömer’in adaleti,
Hazreti Ali’nin bilgisi ve
124 bin peygamberin duası tüm gülüceklilere olsun.Amiiiin..

fatihtorunu
23-07-2008

İyi ki Varsın Babacığıııım!!!..
Ne güzeldir birine 'İyi ki Varsın' Diyebilmek..
Bu '
biri' hayatınızdaki o boşlukta iyilerin derinliğini bırakmıştır...
Bıraktığı derinlik de, devamında iyi damlalarını ardından getirmek de gecikmeyecek ve '
İyikiler' denizini oluşturacaktır..
İYİKİ VARSIN DİYEBİLMEK

Bu deniz berraktır...
Ayaklara batacak çakıldan ıraktır...
Ne kadar derine giderseniz gidin denizin dibi aynı mavilikte olacaktır....
Bu deniz suskundur...
Sizi fırtınalarında savurmaz...
Başka denizlerdeki fırtınaların önceden habercisidir...
Onu izlerken dalıp gidersiniz hayallere, ama şu anki gerçeklerle...
Bu deniz Filizdir...
Yeşilinin taze kokusu,yeni doğuşların müjdesidir...
Emekle beslenir,meyveleri çeşit çeşit renk renkdir....
Bu deniz paylaşımdır....
Lokma ağzındayken, kursağı boş olanları düşünmektir...
'Ne fark eder ki' deyip geçmemektir....
Binlerce deniz yıldızı sahile vurduğunda,'hangi birini okyanusa geri göndereceğiz' dememektir...
Bir tanesi için bile çok şey fark ettiğini bilmektir...
Bu deniz '
Sevgi' dir...
Her harfinin hakkını vererek söylemek,değerini bilerek yaşamaktır....
Sözde değil Özde Sevmektir...
Bu gün kaç kişiye '
İyi ki Varsın ' dediniz.. !!!

Ziyaretçi
20-07-2008

hakan

siteyi hazırlayan büyüklerime teşekkür ederim ellerine sağlık allah hepsinden razı olsun karaduman ailesine vebütün köylülere selamlar

 

vuslat hanım
18-07-2008

Cumamız Hayırlara Vesile Olsun inşaALLAH
Rabbim verdiği nimetlerin şükrünü eda etmeyi
Bizim dert olarak gördüklerimize sabır göstermeyi
Hayırlı insanlarla karşılaşmayı
Bizlerinde hayırlı insanlardan olmasını
Hayata geliş gayemizin bilincinde olmayı
Ve bu doğrultuda hayatımıza yön vermeyi
Kısacası her şeyin hayırlısıyla karşılaşmayı nasip eylesin....
AMİN
Cumamız hayır ve bereket dolu olsun inşaALLAH...
Dualarda anılabilmek duasıyla

vuslat
16-07-2008

Sevgiyi konuşmak mı, gerçekten yaşamak mı...??

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: 'Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?'diye. 'Bakın göstereyim' demiş ermiş.

Önce sevgiyi dilden gönlüne indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. 

Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş 'Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz' diye bir de şart koymuş. 'Peki' demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine 'Şimdi…' demiş ermiş. 'Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.' Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. 'Buyurun' deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

'İşte' demiş ermiş. 'Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.

Şunu da unutmayın: Hayat pazarında Alan değil, Veren kazançlıdır her zaman.

yakamoz
14-07-2008

GELİN...KAYNANA...
Uzun yıllar önce Çin'de Lili adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar.

Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin-kaynana kavgalarından ev, hem onun hemde annesi ile karısı arasında kalan eşi için çekilmez hale gelmiştir. Birşeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğru babasının eski bir arkadaşı olan bahatartçıya gider ve derdini anlatır.

Yaşlı adam ona bitkilerden bir ekstre hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşli adam genç kıza kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını da söyler.

Sevinçle eve dönen gelin bunları aynen uygular. Her gün kaynanasına en güzel yemekleri yapar. Ona çok iyi davranarak tabağına azar azar zehri damlatır. Bir süre sonra kayınvalidesi de, çok değişir ve ona kendi kızı gibi davranmaya başlar. Evde artık barış rüzgarları eser.

Bu ara gelin, yaşlı kadının artık ölmesini istemez olur ve verdiği zehirlerden pişman bir vaziyette baharatçı dükkanının yolunu tutar. Yaşlı adama, kaynanasına verdiği zehirleri temizleyecek bir çare için yalvarır.
Yaşlı adam yaşlı gözlerle şöyle konuşur:

" Sevgili Lili, sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Gerçek zehir, senin beyninde idi. Sen ona iyi davrandıkça onunda nefreti sevgiye dönüştü. Böylece siz gerçek bir ana-kız oldunuz. Gül veren elde, gül kokusu kalır." değil mi?

Ziyaretçi
12-07-2008

SABRI DÜŞTÜ

 

Öyle zor bir zaman içinde
Bir ağır kelime bende
Girmedi mühürlü kalbe
Bana Nuh’ un sabrı düştü......
Anlatamadım kimseye
Bugün bana sabır düştü.....
 

Yıkılır önümde dağlar

Bana denizler yol olur

Çözülür dilimde bağlar

Bana o gün şükür düştü......

Geçer sahrayı musa’lar

Bana o gün şükür düştü.....                 

söz: İzzet Okumuş
 

(bana o gün şükür düştü....diyenler için)

<< İlk < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Son >>
Sonuç 171 - 180 Toplam 569

Powered by Jambook by Olle Johansson from JX Development
Advertisement

Kimler Online

Giriş Formu

Mesaşlaşma Yeni

İsim:

Mesajınız:

Çorum Yerel Medya

Genel Linkler

..::Büyükgülücek Köyü::.. web Sitesi ..::Büyükgülücek Köyü::.. web Sitesi

Günün Sözü

..::Büyükgülücek Köyü::.. web Sitesi ..::Büyükgülücek Köyü::.. web Sitesi

Döviz Bilgileri

USD Alış1.6537 YTL
USD Satış1.6617 YTL
EURO Alış2.0873 YTL
EURO Satış2.0974 YTL