Error:
Adobe Flash Player needed.
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın>
Anasayfa  
11 03 2010
Giriş Formu
Kimler Online
Şuan 15 konuk çevrimiçi
İnanç Dünyamız
Kutlu Doğum Haftası
Sahabeden Tablolar
Bunları biliyor muyuz?
Haftanın Hadisi
Sorularla İslamiyet
Hatim Programi
.....İlanlar.....
Linkler
Sanal Kabir Ziyareti
Bir Fatiha İsteyenler
Multimedya
Meclis TV Canlı
Aşıklar Diyarı
Şahandan Seçmeler
Aşık Halil DEMİRAL
Şenlik Videoları
Çorum İli Kent Bilgi Sistemi
Flash Oyunlar
Kültür Evi
Soframızın Tadı
Çorum Türkülerimiz
Haftanın Şiirleri
Güzel Sözler
İbretistan
Çocuk Köşesi
Çocuk Dünyası
Duyurular
Yöresel Şivemiz
Çiçeklerin Dili
Türkü Sözleri
Yüreklerdeki Ateş
Valilik
Çorum Belediyesi

   Çorum Belediyesi 

 Çorum Belediyesi Kent Arşivi

Çorum Hitit Üniversitesi

 

Ziyaretçi Sayacı
Bugün63
Dün150
Bu Hafta473
Toplam113123
Göz

DÜNYA GÖZÜ İLE

BAKAN YÜZÜ

GÖNÜL GÖZÜ İLE

 BAKAN ÖZÜ GÖRÜR

mini sohbet


Mesaj göndermek için kayıtlı üye olmalısınız. Üye girişi yapın ya da
Sol Menüden Kayıt Olunuz.
Bayram Çiçekleri Az Olur Hemde Çok Taze
RÜZGÂRIN SEYRİNDE Can'da canan olmak E-Posta
Yazar Vuslat Hanım   
19 01 2010

Çok şey istiyoruz, oysaki istediğimiz tek'bir' şeydi… O'na doğru yürürken siyah dünya, beyaz vuslat, yeşil örtülü iman, maviye bürünen umman, ummanda zerredir canlar… Soğuk morg, gri ölüm, aslına dönen toprak dam, tenin tasviri mezar taşları ve ölü sessizlik.

Musa (a.s.) asasıyla yardığı denizde susuzum… Leyla'sına âşık kays' çöldeki Mecnun'um, Züleyha'nın gözüne siyah sürme, kuyulardan zindan edilen Yûsuf'um, Nuh tufanında zelzele, balık karnında vuslata gebe yunus'um, Eyüp'üm şükür kıldı Yâkûp'um sabırla niyaza durdu ki; şimdi benden, tenden arınan ''biz'' bir'canız…

Can'da canan olmak can'da can bulmak gönül işidir. Âriflerin dergâhına birgün düşerse yolun, sabır der bükülür boyun. Ey yâr duy can sesimi, durduğun kapıyı engel bilme o kapıda durmayı bil ser düşür kapıya vurmayı bil, gönül nar-ı ateşte yansın, yanan gönülde ihlâsla teslimiyetin artsın.

Rabıta ehline beklemek ne ki, bu kapıda yol olurum… Bu kapıda kul olurum. Hakk' aşığı Hakk' der yürür. Rabbani duyguyu tatmak İrem bağından geçip Kevser çeşmesinden kana kana içip, içinde yanan ilahi aşk'a bir nebze derman bulmak huzuru ilahide baki sessizliğe ram olmak…

''Geçti kervan kaldık yaya, ah kör olası koca dünya, sana da bana da kalmaz bu rüya…

Geçti kervan kaldık yaya, bir ömür sürdük sefa, ara ara tattığımız cefa, dosttan bulduk dosttan vefa...''

Takıldık rüzgârın seyrine, yağmur olup sağanak sağanak düş/tük toprağa ruhu tenden ayır/ıp yeniden hayat bul/mak ve yeniden aşk'a ram ol/mak. Ezelden ebede giden kervan, kervanda yer bul/up bekaya yol al/mak ve geride kal(m)an sağlar siz/in/dir…

Ahmet Faruk GÜVENÇ
18:37_17.01.2010

 
ASLA NEDEN BEN? DEMEYİN!.. E-Posta
Yazar Vuslat Hanım   
19 01 2010



Meşhur Wimbledon’un ilk zenci Şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS’den ölüm döşeğindeydi..

Hayranlarından biri sordu.. “Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?”

Arthur Ashe cevap verdi..

“Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar, 5 milyonu tenis oynamayı öğrenir, 500 bini profesyonel tenisçi olur, 50 bini yarışmalara girer, 5 bini büyük turnuvalara erişir, 50’si Wimbledon’a kadar gelir, 4′ü yarı finale, 2’si finale kalır. Elimde şampiyonluk kupasını tuttuğum zaman Tanrı’ya ‘Neden ben?’ diye hiç sormadım. Şimdi sancı çekerken, Tanrı’ya nasıl ‘Neden ben?’ derim?.

Mutluluk insanı hoş yapar. Başarı ışıl ışıl.. Zorluklar güçlü.. Hüzün insanı insan yapar, yenilgi mütevazı..

Son Güncelleme ( 18 02 2010 )
Devamı...
 
TÜRKİYE NEREDEN NEREYE? E-Posta
Yazar Vuslat Hanım   
19 01 2010

Türkiye’nin, İslam karşıtı, dayatmacı bir kadronun kontrolünde yıllarını heba ettiği artık açık seçik belli olmuştur.

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren adeta gizli bir protokol etrafında anlaşmış bu kadro, tarihi seyir içerisinde adım adım bu niyetlerini icraata sokmuşlardır. Göz göre göre Müslüman halk kendi yöneticileri tarafından aldatılmıştır. Halkın tepkisini çekmeden, toplumu İslamdan uzaklaştıracak icraatları pek ustaca yürürlüğe sokmuşlardır.

Cumhuriyetin ilanı, Cuma hutbeleri, dualar ve İslamiyete övgülerle yapılırken; önce halifeliğin ilgası, daha sonra Evkaf ve Şeriyye Vekaletinin kaldırılması, yerine Devlete sıkı sıkıya bağlı ve İslamın sadece ibadet ahkamı ile sınırlı bir görev yapacak şekilde planlanmış bir Diyanet İşleri Reisliği ihdası, en sonunda da anayasada devletin dini İslamdır maddesinin iptali ve yerine “devlet laiktir” umdesinin getirilmesi ile esasında gerçek niyetler ta o zaman konmuştu.

Neden Laiklik? Ve Laiklik nedir?*

Eğer lügattaki anlamda bir laiklik uygulaması söz konusu olsa idi, yine de “İslama karşı bir kadro” suçlamasını yapmakta zorlanacak, belki de bütün bu olanları iyi niyetle yorumlama imkanı bulacaktık. Ama görüldüğü gibi, Anayasa ve diğer kanunlar ile topluma hizmet götüren tüm devlet birimlerinde toplumu adım adım İslamdan uzaklaştıracak ve bir noktadan sonra İslama karşı bir duruma getirecek sinsi bir planın uygulanmış olduğu ortadadır.

İslam, niyetini gizleyen, İslam karşıtı siyasal bir otoritenin kontroluna bırakılmıştır. Diyanet İşleri Reisliği kanunu ve 80 yıllık uygulamalar bu tesbitimizi açıkça teyyit etmektedir.

Esasında, devlet bu eylemi ile, kendi koyduğu yasalarla tenakuza düşmüştür. Zira anayasa ve diğer yasalarda laiklik tarifi yapılmadığı için normalde batıdaki laiklik tanımını baz almak zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Batıdaki laikliğin tanımında ise devlet ve din işlerinin birbirinden bağımsız ve muhtar olmaları keyfiyeti açıkça ortaya konmaktadır.

O halde Türkiye’deki kanun koyucular, yavuz hırsız misali milletin gözünün içine baka baka, kendi siyasi ihtirasları uğruna dini kurban etmeyi yeğlemişlerdir. Bu işde de oldukça başarılı olmuşlardır.

61 Anayasasını hazırlayan heyette bulunan biri olan Prof. İlhan Arsel’le** 1966-1968 Yedek subay döneminin okul devresinde beraber olduk. Okul komutanının emri ile  Anayasa üzerinde bir seri konferansa başlamıştı. Laiklik maddesinde yoğunlaşan sorularımız üzerine çıkan tartışmalarda bu kadronun gerçek niyetlerinin ne olduğu İlhan Arsel’in ağzından dökülen şu öfkeli cümlelerle açıkça ortaya konuyordu:

“Anayasada laikliğin tanımının yapılmamasının sebebi; Türkiye’de İslam gibi dünya hayatının her noktasında mesajı olan ve bir çöl bedevisinin ortaya koyduğu, orta çağ karanlığına götüren bir dinin varlığıdır. Bu sebepten dolayı laikliği asıl kimliği ile değil Türkiye şartlarına uyarlanmış bir model uygun görülmüştür.”

Demek ki kanun koyucu, İslamdan korktuğunu, Müslüman halka anlatamadığı için, böyle karmaşık, tenakuzlu bir yola sapmıştır. Bugünkü dayatmalar da bunu kanıtlamaktadır.

Yıllar boyu, “dininize karışan mı var? İşte camiler açık, ibadetlerinizi engelleyen mi var?” ninnileri ile avutulan millet, bilhassa son 5-6 yıl içerisinde karşılaştığı olaylar yüzünden oyunu bütün çıplaklığı ile görmüş ve şaşkınlığa düşmüştür.

Halkından, halkının inancından, dininden korkan bir devlet anlayışı ile karşı karşıya bulunmaktayız. Bu şartlarda bu millet, bu devlete benim devletim nasıl diyebilir?

Bundan sonra ne olacaktır?

Bir toplumda sosyal sistemle , inanç sistemi mutlaka birbirine uyumlu olmak zorundadır. Uyumlu olmaması halinde ise çatışmaların ve mücadelelerin meydana gelmesi kaçınılmaz olur. Bu kavga ve gürültülerin sonunda,ya dayatmacılar galip gelir,ya da toplum.Tarih, böyle durumlarda toplumun çoğunlukla galip geldiğini göstermektedir.

Toplum fertleri eğer tarihi misyonuna yakışan bir şekilde inanç sistemine sahip çıkmaya kararlı ise, mevcut yasalar çeçevesinde kendisine tanınan bütün hak ve vecibeleri sonuna kadar kullanmalıdır. Aralarında oluşturdukları kurum ve kuruluşlarla yasal tepkisini canlı tutmalıdır. Bütün baskı ve dayatmalara rağmen hak ve özgürlüğünden ödün vermemelidir.
Unutmayalım ki, inanç sistemimizde “zulmetmeyiniz” emrinin yanında “zulme boyun eğmeyiniz” emri de bulunmaktadır.

Allah(cc) yar ve yardımcımız olsun.

* Laiklik, tarih sürecinde bir çok merhaleler geçirmiştir. Eski Yunan şehir devletinde, ruhban ve resmi sistemin dışında olan halka “laos”, halktan olana da “laikos” deniyordu. Batıda gelişen laiklikte teoride din ve devletin ayrılması, birbirinden bağımsız duruma gelmesi isteği olmasına rağmen, temelde akıl ve vicdanın  ayrılmasını gündeme getirdiği gibi, inananla, inanmayana eşit uzaklıkta olma aldatmacası ile kanun ve kurduğu düzende inanmayanların tarafında yer almıştır. Bu anlamda laiklik, dinsizlik yönünde bir hedefi gizlemektedir. Nietzsche(Niçe) “Tanrı öldü” ifadesi ile bu niyeti açıklamış oldu.

Bu sebeple laik düzen, materyalizim ve marksizim ilkeleri ile kolayca bütünleşebilmiştir. Yaradılış fikrine karşı çıkartılan Darwin nazariyesine de sıkı sıkı sarılmıştır.


Son merhalede ise 20. Asırda, Batı laikliği biraz daha modernize edilerek”Kiliseye Muhtariyet” verilmesi ve din ve devlet yürütme işlerinin birbirine müdahale etmemesi anlayışında noktalanmış gözükmektedir.

 
**  Prof. İlhan Arsel, bilindiği gibi İslam düşmanlığını içeren  kitap ve makaleler yazan ve bazı duyarlı çevrelerce, Pakistanlı sapık Salman Rüştüye izafeten “yerli Salman Rüştü” lakabı ile anılan bir kişidir. Uzun yıllardan beri Amerikan vatandaşı olarak Amerikada yaşamaktadır. 1961 Anayasasının yapımcılarından biridir.

Son Güncelleme ( 19 01 2010 )
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 53 - 65 Toplam 973
Anasayfa
FORUM Gülücek
Ziyaretçi Defteri
Köy Haritası
İletişim
Arama
Yayın İlkelerimiz
O Y U N L A R
Linkler
Açık kaynak Yazılımlar
Milletvekillerimiz
KÖY Derneğimiz
Köy DERNEĞİMİZ
Dernek Hakkında
Dernek Faaliyetleri
Köyümüz Sülaleleri (Aileler)
Mevkii İsimleri
Köy Aletleri --yeni--
Anılarla Gülücek
Derneğimize Bağışta Bulunanlar
Yerel Medya



 

 

 

 

 
Genel Linkler
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Günün Sözü
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Link ALIŞVERİŞİ
www.kinikdeliler.com

www.bayindirkoyu.net

www.kiranlikkoyu.com


Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

 

Döviz Bilgileri
USD Alış1.5310 YTL
USD Satış1.5384 YTL
EURO Alış2.0811 YTL
EURO Satış2.0911 YTL
Webdesign by Webmedie.dk Ny hjemmeside