Error:
Adobe Flash Player needed.
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın>
Anasayfa  
11 03 2010
Giriş Formu
Kimler Online
Şuan 24 konuk çevrimiçi
İnanç Dünyamız
Kutlu Doğum Haftası
Sahabeden Tablolar
Bunları biliyor muyuz?
Haftanın Hadisi
Sorularla İslamiyet
Hatim Programi
.....İlanlar.....
Linkler
Sanal Kabir Ziyareti
Bir Fatiha İsteyenler
Multimedya
Meclis TV Canlı
Aşıklar Diyarı
Şahandan Seçmeler
Aşık Halil DEMİRAL
Şenlik Videoları
Çorum İli Kent Bilgi Sistemi
Flash Oyunlar
Kültür Evi
Soframızın Tadı
Çorum Türkülerimiz
Haftanın Şiirleri
Güzel Sözler
İbretistan
Çocuk Köşesi
Çocuk Dünyası
Duyurular
Yöresel Şivemiz
Çiçeklerin Dili
Türkü Sözleri
Yüreklerdeki Ateş
Valilik
Çorum Belediyesi

   Çorum Belediyesi 

 Çorum Belediyesi Kent Arşivi

Çorum Hitit Üniversitesi

 

Ziyaretçi Sayacı
Bugün63
Dün150
Bu Hafta473
Toplam113123
Göz

DÜNYA GÖZÜ İLE

BAKAN YÜZÜ

GÖNÜL GÖZÜ İLE

 BAKAN ÖZÜ GÖRÜR

mini sohbet


Mesaj göndermek için kayıtlı üye olmalısınız. Üye girişi yapın ya da
Sol Menüden Kayıt Olunuz.
Bayram Çiçekleri Az Olur Hemde Çok Taze
Geleceğin Suçlusunu Yetiştirmenin En Basit Kuralları E-Posta
Yazar Hatice ELVAN   
11 02 2010

*- Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başlayın! Bu  şekilde o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.

*-
Kötü sözler söylediği zaman gülün! Böylece o kendisinin akilli olduğuna inanacaktır.

*-
Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretmeyin! 21 yaşına gelince kendi kararlarını, kendisi versin diye bekleyin!

*-
Yerde bıraktığı her şeyi kaldırın; kitaplarını, ayakkabılarını, kıyafetlerini, onun için her şeyi siz yapın ki; o bütün  sorumlulukları nı başkalarına yüklemeye alışsın!

*-
Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki; bu sayede aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.

*-
Ona istediği kadar harçlık verin ki; hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin.

*-
Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili bütün arzularını yerine  getirin ki; istediklerine ulaşmak için çalışmak gerektiğini öğrenmesin.

*-
Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı daima onun tarafını  tutun ki, onların hepsine karşı peşin hükümleri oluşsun.

*-
Bütün bunları ve benzerlerini yaparak yetiştirdiğiniz çocuğunuz  bir gün suç islerse, kendisinden özür dileyin! Ama onu felaket dolu bir hayata hazırladığınız için kendinize teşekkür etmeyi ihmal etmeyin!!

Bu belge ABD Houston Polis Müdürlüğü tarafından hazırlanmış ve  kentteki tüm evlere ve okullara dağıtılmıştır. 

 
HAYRLI AKŞAMLAR E-Posta
Yazar gönüldostu   
09 02 2010
"Gönül Calab'ın tahtı, Calap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise" (Yunus Emre)
-------------------
Calap : ALLAH
Bedbaht : Talihsiz
Son Güncelleme ( 09 02 2010 )
 
Aşk Tüketimi... E-Posta
Yazar Vuslat Hanım   
08 02 2010

Modern zamanların ruhen hasta ettiği insanların karşısına çıkardığı en önemli kandırmacalardan biridir aşk tüketimi. Popüler kültür, birçok şey gibi, aşk, sevgi, vb. kavramları da kendi menfaati doğrultusunda dönüştürmüştür günümüzde. Bu anlayışa göre insanların aşık olma zorunluluğu vardır hayatta. Bir an önce karşı cinsten birine aşık olmamak en büyük eksikliktir, hatta ayıptır.

 

Bunun sonucudur ki bugün artık ilkokula giden çocuklar bile kendilerine sevgililer edinmeye başladılar. Modernite, aşk tüketimi ile, evliliği sadece maddi olarak değil aynı zamanda duygusal olarak da zorlaştırmıştır günümüzde. Evlilik yolunda zaten israf ve görenek belası sonucu maddi şartları sağlayana kadar neredeyse hayatını yarılayan insanların karşısına bu sefer duygusal engelleri çıkartır. Öyle ya…İlla ki aşık olarak evlenmelidir insan.(!) Aşk tüketiminin bu anlayışı, evlenmeyi düşünen ve akıldan çok hisleriyle hareket eden gençlerin duygularını da malesef çok yanlış kullanmalarına sebep oluyor. Maddi şeylerdeki israf gibi duygular da çok kolay israf ediliyor bu yolda.

Kanaate riayet etmeyen insanlar, kendilerine bahşedilen sevgi, saygı gibi duygulara da kanaat etmiyorlar. Dünyevi şeylerde hırs gösteren insanlar aşkta da hırs gösterip hasarete düşüyorlar.
Yazılı ve görsel basın dizilerle, filmlerle, makalelerle, şarkılarla insanların kafasında öyle bir aşk anlayışı üretiyor ki, sanki insanın evleneceği kişi, karşısındakini vazgeçilmez olarak görmeli, o olmadan yaşayamamalı, onsuz hayatı düşünememeli, onsuz kendisini bir hiç gibi hissetmeli, herşeyini onda bulmalı, her an onu düşünmeli, vs vs. Oysa kimse birbiri için vazgeçilmez olmamalı. Kimse birbirinin herşeyi de olmamalı. Olamaz da zaten…Bu dünyaya çok önemli ve büyük vazifeler için gönderilen insanın hayattaki herşeyini fani bir kişiye bağlaması kadar anormal birşey olabilir mi?

 

Günümüzün hazıra alışkın nesli tevekkül, teslim, güven gibi duygularla belli bir zaman sürecinde çaba sarfederek, hak ederek, helal dairede karşılıklı olarak elde edilmesi gereken olgun sevgi yerine aşkı da hiç çaba sarf etmeden hem de haram helal dinlemeden bir anda elde etmek istiyor. Basamakları teker teker çıkmak yerine bir anda tepeye ulaşmaya çalışıyor. Görür görmez vurulacağı, yüksek voltajlarda elektrik(!) alacağı, masallardaki beyaz atlı prensini veya uyuyan prensesini bekliyor hazıra müptela gençlik. Ve bu uğurda hem de haram dairede deneme- yanılma yoluyla duygularını da bonkörce israf etmekten kaçınmıyor. Ama beklentiler çok yüksek olunca hiçbir şekilde tatmin de olunamıyor. Zaten mükemmel ve sonsuz olanı sevmek isteyen bir kalb, fani ve kusurlu sevgilerle nasıl tatmin olabilir ki? Karşısındakini mükemmel ve kusursuz olarak görüp ona göre ütopik hayaller kuran, gözünde aşırı derecede büyüten, ona göre aşırı değer veren bir kişi, sevdiğine kavuşup gözündeki hayal perdesi inince, karşısındakinin kusurlu yönlerini de görünce, ütopik beklentilerinin gerçekleşmediğini, heyecanının söndüğünü ve hiç de öyle beklediği gibi mutlu olmadığını, aslında o büyük duygulara da değmeyeceğini anlıyor. Geriye elinde gerçekleşmemiş hayaller, mutsuz aşklar ve bir yığın günah kalıyor. Aradığını başka bir fanide bulabilme hayaliyle yeni aşkların peşine düşüyor. Ama nafile…

 

İnsan mantık olarak kendisine uygun gördüğü, hayattaki önceliklerinin ortak olduğu, fikir ve ideal birliği kurabildiği birisini zamanla duygusal olarak da sevebilir ve benimseyebilir. Mantıkla birlikte duygular da gerekli elbette. Muhendislik hesabi yapar gibi yalnizca mantikla da hareket edilemez. Ama duygularını mantıkla yönetebilmeli insan. Yoksa sadece duygularla başlayan evliliklerde mantık gerektiğince işletilmemişse sonuçta hüsrana düşülüyor ve bu evlilikler çoğunlukla mahkeme koridorlarında sonlanıyor. Nitekim günümüzün duygularıyla hareket edip, aşık olarak evlenen, ya da öyle olduğunu zanneden neslinin geçmişe nazaran boşanma oranlarında rekorlar kırması, bu düşünceyi teyit ediyor kanaatindeyim. Oysa eskinin birbirlerini bile görmeden evlenen insanları öyle kolay kolay boşanmıyorlardı. Çünkü onlar hayalperest aşk maceraları peşinde koşmuyorlardı. Çünkü onlar günümüz bir kisim gençliğinin yaptığı gibi deneme-yanılma yoluyla harcadıkları duygularının sadece arta kalan kırıntılarını birbirleriyle paylaşmak zorunda kalmıyorlardı. Karşı cinse duydukları bütün duygularını sadece eşleri için harcıyorlar ve eşlerini uzun bir yolculukta birbirlerine yardımcı olacak fedakar arkadaşlar olarak görüp, Allah rızası için severek mutlu oluyorlardı. Eşlerini hatalarıyla sevaplarıyla kabul edip, ütopik beklentiler içine girmedikleri için hayal kırıklığına da uğramıyorlardı.

 

Günümüzün aşk yorgunu insanları gibi ille aşık olmalıyım, ille elektrik almalıyım, neden arkadaşım çok elektrik almış da ben alamıyorum gibi saçma kıyas ve rakabetlerle kendilerini yiyip bitirmiyorlardı. Ama günümüzün başkalarında haset uyandırdığı oranda mutlu olacağını zanneden insanları malesef aşkta da yarış halindedirler. Başkalarının mutluluğunu bile kıskanırlar.

Aşk tüketiminin gereğince mutlu olmasalar bile çok mutlu bir aşık rollerini takınırlar bir süre. Böylece dünya, sahte mutluluklar sahnesi haline döner. Mümin için cennetten bir köşe haline gelmesi gereken aile hayatı da bugün malesef aşk tüketiminin tehdidi altındadır. Dini konularda hassas davranmaya çalışan insanlar da aşk tüketiminden ister istemez bir şekilde etkileniyorlar. Bu kesimde de artık evlilikler zorlaşırken boşanmalar kolaylaşıyor. Aşk tüketimi, bir taraftan evliliği mümkün mertebe engellemeye çalışırken, diğer taraftan var olan evlilikleri de tatminsizlik ve örnek gösterdiği sahte mutluluklara özenti ile yıkmaya çalışıyor. Bugün, aile henüz elden gitmemişken aşk tüketiminin karşısına aşk iktisadı ve aşk kanaatiyle çıkmak mutlak bir gereklilik olsa gerek. Yani bu dünyanın ahiretin tarlası ve imtihan meydanı olduğunu unutmayarak, evlilik hayatında da mutlak lezzet ve rahatın olmayacağını bilerek, aşkın başlangıç için bir sebep değil emek sarfedilerek elde edilen bir sonuç olduğunu akıldan çıkarmayarak, aşk tüketiminin esiri olmayarak, hayat gemisinin sahibine tevekkül etmek ve yükünü gemiye bırakıp zahmetinden kurtulmak gerek. Aksi halde tükenen sadece aşk değil aynı zamanda insanlık olacak…
                                                 ….Hasan Yükselten….

Son Güncelleme ( 08 02 2010 )
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 27 - 39 Toplam 973
Anasayfa
FORUM Gülücek
Ziyaretçi Defteri
Köy Haritası
İletişim
Arama
Yayın İlkelerimiz
O Y U N L A R
Linkler
Açık kaynak Yazılımlar
Milletvekillerimiz
KÖY Derneğimiz
Köy DERNEĞİMİZ
Dernek Hakkında
Dernek Faaliyetleri
Köyümüz Sülaleleri (Aileler)
Mevkii İsimleri
Köy Aletleri --yeni--
Anılarla Gülücek
Derneğimize Bağışta Bulunanlar
Yerel Medya



 

 

 

 

 
Genel Linkler
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Günün Sözü
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Link ALIŞVERİŞİ
www.kinikdeliler.com

www.bayindirkoyu.net

www.kiranlikkoyu.com


Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

 

Döviz Bilgileri
USD Alış1.5310 YTL
USD Satış1.5384 YTL
EURO Alış2.0811 YTL
EURO Satış2.0911 YTL
Webdesign by Webmedie.dk Ny hjemmeside