Error:
Adobe Flash Player needed.
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın>
Anasayfa  
11 03 2010
Giriş Formu
Kimler Online
Şuan 10 konuk çevrimiçi
İnanç Dünyamız
Kutlu Doğum Haftası
Sahabeden Tablolar
Bunları biliyor muyuz?
Haftanın Hadisi
Sorularla İslamiyet
Hatim Programi
.....İlanlar.....
Linkler
Sanal Kabir Ziyareti
Bir Fatiha İsteyenler
Multimedya
Meclis TV Canlı
Aşıklar Diyarı
Şahandan Seçmeler
Aşık Halil DEMİRAL
Şenlik Videoları
Çorum İli Kent Bilgi Sistemi
Flash Oyunlar
Kültür Evi
Soframızın Tadı
Çorum Türkülerimiz
Haftanın Şiirleri
Güzel Sözler
İbretistan
Çocuk Köşesi
Çocuk Dünyası
Duyurular
Yöresel Şivemiz
Çiçeklerin Dili
Türkü Sözleri
Yüreklerdeki Ateş
Valilik
Çorum Belediyesi

   Çorum Belediyesi 

 Çorum Belediyesi Kent Arşivi

Çorum Hitit Üniversitesi

 

Ziyaretçi Sayacı
Bugün6
Dün148
Bu Hafta564
Toplam113214
Göz

DÜNYA GÖZÜ İLE

BAKAN YÜZÜ

GÖNÜL GÖZÜ İLE

 BAKAN ÖZÜ GÖRÜR

mini sohbet


Mesaj göndermek için kayıtlı üye olmalısınız. Üye girişi yapın ya da
Sol Menüden Kayıt Olunuz.
Bayram Çiçekleri Az Olur Hemde Çok Taze
Mevlid Kandilimiz Hayırlara Vesile Olsun İnş E-Posta
Yazar Vuslat Hanım   
24 02 2010










Enbiyâ, 107




"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
(Enbiyâ, 107)


İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz.

Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.

 

O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

 

O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

Son Güncelleme ( 25 02 2010 )
Devamı...
 
Kalbimiz Nasıl Atıyor E-Posta
Yazar Aydın BENLİ   
25 02 2010
kalbimizin nasıl attıgını  En gerçekci haliyle görmek için tıklayın

http://www.specialdefects.com/v2/?heart
Son Güncelleme ( 25 02 2010 )
 
Neden başarılı olamıyoruz? E-Posta
Yazar Neslihan CANKAR ERKOÇ   
23 02 2010

 

Neden başarılı olamıyoruz? Çünkü, plan yapmadan işe atılıyor, gözümüz korkunca da çekiliyoruz! Negatif (menfî-olumsuz) düşünüyor, işi kitabına uyduruyor, mâzeretlere sığınmayı seviyoruz.

Biyografi okumayı sever misiniz?

Hani çocuklukları kir-pas içinde geçen; ama gençlik yıllarında ne kadar parlak bir insan olduklarına dâir ilk ipuçlarını veren; daha sonra da önemli başarılarıyla gözlerimizi yuvalarından fırlatan devlet adamları, meşhur yazarlar, müthiş hatipler, şâirler ve dehâ çapında ressamlar... vardır. Bütün bunların ortak noktaları, anahtar kelimeleri azim ve gayrettir; gayet tabii ki, neticesi de ‘başarı’dır.

Başarı, kendileri için bütün fırsatların uçup gittiğini düşünen anne ve babaların, âdeta çocuklarını oturttukları ışıltılı bir tahttır aynı zamanda. Keza başarı, küçücük beyinlere ilk kazınan kelimelerden biridir de...
***

Peki, insanlar neden başarılı olmak isterler?

Başarı eğer, bireysel gelişim uzmanı Mümin Sekman’ın dediği gibi “İstenilen şeylerin bedelini ödeme merhalesi” ise, bir bedel ödeyeceğimizi bile bile neden koşarız zirvedeki o yere?

Bireysel gelişim üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Mümin Sekman, insanları, devamlı daha fazlasına ve daha iyisine sahip olmaya zorlayan faktörleri beş ana maddede topluyor:

1. İhtiyaçlar,

2. Korkular,

3. Hissî/duygusal çekişmeler,

4. Mecburiyet,

5. Bağımlılık...

İhtiyaçlarınızı şöyle bir gözden geçirin...

Bakmakla mükellef olduğunuz insanlar var... ...

En temel ihtiyaçlarınızı karşılamak zorundasınız

Ama iş bunlarla da bitmiyor... Aynı zamanda seviyeli bir hayat yaşamak, itibarlı ve prestij kazandıran nesnelere sahip olmak, ilmî ve fikrî gelişmelerle alâkalı ihtiyaçlarınızı da karşılamak istiyorsunuz.

Kısacası, ölünceye kadar hiçbir zaman bitmeyecek bu ihtiyaçlara ulaşabilmek için yaptığınız çalışmaların, sizi başarıya götürme ihtimâli oldukça yüksek.

Bunların yanında bir de korkularınız var tabii...

Yaşlanınca kimselere muhtaç olmamak için, bir hastalık ânında tedâvi masraflarını karşılamak için çalışmak ve başarılı olmak zorundasınız.

Mümin Sekman buna ‘sopa teorisi’ diyor. Bir kısım işi başarıyorsanız, bu, arkanızdaki sopadan kaçmak içindir.

Bu arada, kendisini küçümseyen birisine şahsiyetini isbat etmek... Keza sevdiklerinin takdirini kazanmak için başarılı olanların sayısının da, hiç azımsanmaması gerektiğini hatırlatıyor Sekman...
***

‘Başarı mefhûmu-kavramı kültürlere göre farklılık gösterebiliyor’ diyen Mümin Sekman, Türk Usûlü Başarı isimli kitabında, örflerimize-âdetlerimize-geleneklerimize ve umumi karakterimize göre şekillendirdiğimiz başarı esaslarını da anlatıyor...

Ülkemizde herhangi bir alanda ne kadar kabiliyetli olduğunuzdan çok, kimleri tanıdığınızın önemli olmasının Türk usûlü başarı esaslarından birisi olduğunu söylüyor. Meselâ diyor, hemşehricilik veya ‘âbi’ diye hitap etmek, kim olursanız olun, sizi bir yerlere getirebiliyor.
***

Kitapta ayrıca;

- İnsanların kendi istekleri için başarılı olmak yerine, başkalarına kendilerini ispatlamak için didinmeleri...

- Negatif düşünmeleri...

- Fikir işçiliği yerine beden işçiliğine ehemmiyet vermeleri...

- Standart ve ölçülebilir başarılar yerine, ‘elimden geldiği kadar’ veya ‘en kısa zamanda’ gibi ifadelerle açığa çıkan göz kararı başarıları kabullenmeleri de, insanımızın başarı kültürünü açıklayan örnekler arasında zikrediliyor.
***

Ülkemizde, başarılı olmak için yapılması gerekenlerle yapılanların da birbirinden farklı olduğunu söyleleyen Mümin Sekmanaçıklamalırını şöyle sürdürüyor:

- Biz, diyor, hızlı başlıyor ve hızlı bırakıyoruz...

- Düsturları-esasları-ilkeleri kendimize uyduruyor; plansız-proğramsız-stratejisiz yaşıyor, başarıyı kendi elimizde olmayan sebeplere bağlıyoruz. Haliyle başarısızlığı da...

Bu maddelere bir de;

Günü kurtarmak için didinmemizi de ilâve edersek, cihanşümul (üniversal, uyd. evrensel) başarı kriterlerinden neden bu kadar uzak düştüğümüzü çok daha kolay anlayabiliriz.
***

Özetlemek gerekirse; başarı için iki formüle dikkat diyebiliriz:

A) İki "i" ve bir "e" ile uyum... Yani işimizle-içimizle-eşimizle barışık olmak...

B) Üç "i"ye sahip olmak: İstek-inanç-istikrar...

Tabii bütün bunların ardından Rabbimiz Allah celle celâlühû'ya tam bir tevekkül.

Bunlar tamamsa, başarıyı bekleme hakkımız da vardır... Yoksa; başarı ham hayâl, diyebiliriz.

Herkese hayatta hayırlı başarılar...

Son Güncelleme ( 24 02 2010 )
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 14 - 26 Toplam 974
Anasayfa
FORUM Gülücek
Ziyaretçi Defteri
Köy Haritası
İletişim
Arama
Yayın İlkelerimiz
O Y U N L A R
Linkler
Açık kaynak Yazılımlar
Milletvekillerimiz
KÖY Derneğimiz
Köy DERNEĞİMİZ
Dernek Hakkında
Dernek Faaliyetleri
Köyümüz Sülaleleri (Aileler)
Mevkii İsimleri
Köy Aletleri --yeni--
Anılarla Gülücek
Derneğimize Bağışta Bulunanlar
Yerel Medya



 

 

 

 

 
Genel Linkler
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Günün Sözü
..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> ..:: Büyükgülücek ::.. <Senden Uzak Olsakta Daima Aklımızdasın> - Anasayfa
Link ALIŞVERİŞİ
www.kinikdeliler.com

www.bayindirkoyu.net

www.kiranlikkoyu.com


Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.

 

Döviz Bilgileri
USD Alış1.5286 YTL
USD Satış1.5360 YTL
EURO Alış2.0873 YTL
EURO Satış2.0974 YTL
Webdesign by Webmedie.dk Ny hjemmeside